Sefe nedir, Sefe ne demek
Sefe; Astronomi alanında kullanılan bir terimdir.
Astronomi'deki terim anlamı:
Bir takımyıldızın adı.
Sefe ile ilgili Cümleler
- Gelecek sefer daha büyük bir boyut almalısın.
- Bir daha ki sefere gelebilirim.
- Geceleri bu kadar tren seferi yok.
- Oğlan bir Antarktika seferine gitmeyi hayal ediyordu.
- Bir dahaki sefere daha küçük bir pizza sipariş edelim.
- Bir dahaki sefere bundan çok daha iyisini yapabilmemiz gerekir.
- Yarım saat içinde oteli bir hastane şekline sokmuş, hepimizi seferber etmişti.
- Anası, kardeşi, konu komşu, bilen bilmeyen, polis, jandarma, herkes seferber oldu. Nevin bulunamadı.
- Bu sefer farklı olabilir.
- Bir seferinde, beş saat tuvalette kaldı.
- Ali bu kez, geçen seferkinden daha iyi yaptı.
- Seni bir dahaki sefere gördüğümde, oldukça farklı olacaksın.
- Seferin lideri kimdi?
- Ne hoş, ey güzel Tanrı'm, ne hoş / Maviliklerde sefer etmek
- Sefere kalkacak bir sürü tekne vardı limanda.
Sefe ile ilgili Atasözü veya Deyim
eğri gemi doğru sefer : kullanılan araç yetersiz ancak yapılan iş isteğe uygun anlamında kullanılan bir söz.
sefer etmek : gezmek, gezinti yapmak, yolculuk etmek.
sefer tası gibi : her katında birer odası olan (yüksek ev).
seferber etmek : bir iş, bir amaç için bütün olanakları kullanmak.
seferber olmak : birçok kimse bir iş, bir amaç için bütün olanaklarıyla girişmek.
seferberlik ilan etmek : bir ülkenin silahlı kuvvetlerini savaşa hazır duruma getirmek için gerekli duyuruyu yapmak.
sefere kalkmak : yolculuğa başlamak.
Sefe tanımı, anlamı
İktisadi seferberlik : Olağanüstü durumlarda halkın yaşam güvenliğini korumak, zor dönemleri aşmak ve üretim yetersizliğini ortadan kaldırmak gibi amaçlarla ülke kaynaklarının belirli alanlara yönlendirilmesi
Köse sefer : Dolmalık bir çeşit kabak.
Sefe sergen : Çok, bol.
Sefehot : Yalancı.
Sefelet : Arapça kökenli sefâlet: sefalet.
Sefen : Yanlışlıkla.
Sefer duası : Düşman toprağına giren yeniçerilerin, her ikindi namazından sonra ocakyazıcısı başkanlığında topluca ettikleri dua.
Sefer seferlemek : Sefere çıkmak, sefer halinde bulunmak.
Sefer vergisi : Savaş dolayısıyle alınan olağandışı vergi.
Seferberlig : Seferberlik, bk. seferbirlig.
Seferbeyliyin : Seferberliğin.
Seferbirluk : Seferberlik.
Sefere eşmek : Savaşa gitmek.
Seferet : Arapça kökenli sefâret: sefaret.
Seferışıklar : Bursa ilinde, Soğukpınar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Seferi : Yolculukla ilgili olan. Savaşla ilgili olan, hazari karşıtı. Yolculuk sebebiyle dini açıdan kendisine bazı kolaylıklar sağlanan kimse. Yolcu olan. Savaş durumu.
Seferi hal : Seferi durum.
Seferibillik : Seferberlik.
Seferibirlik : Birinci Dünya Savaşı.
Seferiyet : Zorluk dönemi.
Seferköy : Kastamonu şehri, Şenpazar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa ilinde, Harran belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Seferler : Aydın ili, Akçaova nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Karabük ilinde, Eflâni belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Seferli kethüdası : Seferli ocağının başı.
Seferli koğuşu : Bir sanat okulu durumuna sokulan ve içinde ünlü bilgin, şair, ressam, müzikçi, okçu, pehlivan, berber, tellak gibi sanatçıların yetiştiği içsaray koğuşlarından birinin adı.
Seferli ocağı : Sarayda, padişahın özel hizmetlerini görmek ve kendisi sefere çıkarsa birlikte gitmekle görevli kimselerden oluşan ocak.
Seferuşağı : Diyarbakır şehri, Çüngüş ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Sefeyh : Az akıllı, saf.
Bu sefer : Bu defa, bu kez.
Bu seferlik : Bu defalık, bu kezlik.
Ring seferi : Bir toplu taşıma aracının ilk ve son durağı aynı nokta olan seferi.
Sefer : Yolculuk. Kez, defa. Genellikle ülke dışına yapılmış olan askerî harekât, savaşa gitme, savaş.
Sefer tası : Yemek taşımakta kullanılan ve birbiri üzerine konulup bir sapa geçirilen kaplar veya bunlardan her biri.
Seferber : Savaşa hazırlanmış veya girmiş (askerî birlik).
Seferberlik : Bir ülkenin silahlı kuvvetlerini savaşa hazır duruma getiren, ülkenin ekonomisini, yönetimini savaş gereklerine uyacak duruma sokan hazırlık ve önlemlerin tümü. Bu durumun ilan edildiği veya savaşın sürdüğü dönem.
Seferi durum : Savaş ortamı, seferî hâl. Yolculuk dolayısıyla namaz ve oruç ibadetinin yapılması konusunda dinen sağlanan kolaylık.
Seferihisar : İzmir iline bağlı ilçelerden biri.
Seferli : Sefere giden veya sefere çıkan.
Seferlik : Herhangi bir defaya yetecek miktarda olan.
Diğer dillerde Sefe anlamı nedir?
İngilizce'de Sefe ne demek ? : cepheus, cep. (cephei)

Bu kısımda Sefe nedir? Sefe ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sefe tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sefe hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.