Serous glands türkçesi Serous glands nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Seröz bezler.
  • Protein yapısındaki salgıları sıvı ve akıcı olan, hücrelerinin çekirdekleri yuvarlak, pankreastaki asinar hücreler gibi hematoksilin eozin boyasıyla iyi boyanan çok hücreli, dış salgı bezleri.

Serous glands ingilizcede ne demek, Serous glands nerede nasıl kullanılır?

Serous : Seruma ait, serum gibi ince ve sulu. serum üreten veya içeren. Serum ya da sulu sıvı. Serum gibi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Serumlu, sulu seruma ait, normalde vücudun seröz katlarında bulunan, yangı anında miktarı artan protein yapısında duru sıvı. Serumlu. Seröz. Seruma benzer.

Glands : Bez. Beze. Bezler. Gudde. Salmastra bileziği.

Serous acinus : Seröz asinus. Seröz salgı yapan hücrelerin dairesel dizelenmesi.

Serous atrophy : Kaşekside, vücut ağırlığındaki azalmaya paralel olarak depo yağlarındaki ilerleyici azalma ve yerine seröz nitelikli sıvı birikimi sonucu yağ dokusunun gri renkte, jelatinöz görünümde bir kitleye dönüşmesiyle belirgin bozukluk, kaşektik atrofi, yağların seröz atrofisi. yağ hücrelerinde lipit vakuolleri küçülür ve bunların yerini proteinli bir sıvı alır. Seröz atrofi.

Serous atrophy of fat : Seröz atrofi. Yağların seröz atrofisi.

Serous cell : Serus hücresi.

 

İngilizce Serous glands Türkçe anlamı, Serous glands eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Serous glands ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Aardvarks : Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Glandula serosa : Glandula seroza. Seröz salgı salgılayan bezler. Dış salgı bezlerindeki korpus glandulelerin sulu kıvamdaki salgısından oluşan, lümenleri dar, çekirdekleri yuvarlak ve ortada bulunan hücre toplulukları.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

 

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Serous glands synonyms : a cells, a site, aardvark, acacia, aardwolf, abacus bodies, a protein.