Set an example türkçesi Set an example nedir

  • Emsal olmak.
  • Emsal oluşturmak.
  • Örnek sergilemek.
  • Model olmak.
  • Örnek teşkil etmek.
  • Örnek olmak.

Set an example ile ilgili cümleler

English: You ought to set an example for the others.
Turkish: Diğerleri için örnek olmalısın?

Set an example ingilizcede ne demek, Set an example nerede nasıl kullanılır?

Set : Takım. Tenis, atletizm, bilgisayar, fizik, uzay, voleybol alanlarında kullanılır. Bir gökcisminin gözerimi altına inmesi eylemi. Belirlenmiş. Göstermek. Kurulmuş. Belirli. Öbek. Yapmacık. Koyulaştırmak.

An : Anabatik rüzgar. (herhangi) bir. Sesli harf ile başlayan kelimelerin başında kullanılan belirsiz tanımlık. Bir (ünlülerden önce). Bir.

Example : Ders. Kip. Örnek. İbret. Misal. Numune. Anlatılmak istenen bir düşünceyi açıklamak için ileri sürülen ve onu daha somut hale getiren olay ya da olgu. bir bütünün özelliklerini belirtmek amacıyla ondan alınan ya da ayrılıp verilen küçük parça. Mesala.

Set an edge to : Keskinleştirmek.

Set an examination : Sınav sorularını hazırlamak.

Take an example by : Özenmek. Örnek almak. Taklit etmek.

Cut set analysis : Kesi yöntemi.

Be an example : Örnek teşkil etmek. Örnek olmak.

Make an example of : İbreti alem için cezalandırmak. Başkalarına ibret olsun diye cezalandırmak. İbret olsun diye cezalandırmak. İbret-i alem olsun diye cezalandırmak. Başkalarına ders olsun diye cezalandırmak.

 

Give an example : Numune sağladı. Misal vermek. Misal verdi. Örnek verdi.

İngilizce Set an example Türkçe anlamı, Set an example eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Set an example ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exemplifies : Temsil etmek. Resmi onaylı suretini çıkarmak. Örneklerle göstermek. Örneklemek. Örnek vermek. Örneklendirmek. Örnek oluşturmak. Örnek göstermek. Örneklerle açıklamak.

Exemplify : Örnek vermek. Örneklerle göstermek. Resmi onaylı suretini çıkarmak. Örnek göstermek. Temsil etmek. Göstermek. Örneklemek. Örneklerle açıklamak. Örnek oluşturmak.

Set the pace : Tempoyu veya hızı belirlemek. Yarışta hızı ayarlamak. Standart veya referans oluşturmak.

Set a precedent : Emsal teşkil etmek. Örnek oluşturmak.

Set an example synonyms : be an example, give the lead.