Settingline türkçesi Settingline nedir

  • Tiyatro alanında kullanılır.
  • Dekor çizgisi.
  • Dekorun kurulduğu sınır çizgisi.

Settingline ingilizcede ne demek, Settingline nerede nasıl kullanılır?

Setting a legal precedent : Gelecekteki kurallar veya kararlar için temel oluşturan hukuki kural veya karar. Hukuki bir içtahat yapma.

Setting a precedent : Yeni bir yol tanımlama. Yenilikçi mahkeme kararı. İçtahat yapma.

Setting aside : Hisselere ayırma. Tahsis etme. Bölüştürme. Bir kenara koyma. Çekilme. Sarfınazar. Ayırma. Vazgeçme. Kenara koyma. Paylaştırma.

Setting complex : Örüntü. Çeşitli altöğelerin örgütlenmesiyle oluşan işlevsel birlik.

Setting for puppet stage : Kukla sahnesi için yapılan dekor. Kukla dekoru.

Setting on fire : Tutuşturma.

Setting off : Ateşlemek. Çaldırmak (alarm). Ayrı koymak. Patlatmak. Hesaba katmak (zarar). Oluşturulma. Patlak verdirmek. Girişmek. Yola çıkmak. Belirginleştirmek.

Setting priorities : Öncelikleri belirleme. Çeşitli görevlerin önem sırasını belirleme.

Setting rule : Satır (daktilo terimi).

Setting out : Düzenlemek. Yer gösterme. Gözler önüne sermek. Dikmek. Girişmek. Yolculuğa çıkma. Sergilemek. Koyulmak. Ekmek. Yola çıkma.

İngilizce Settingline Türkçe anlamı, Settingline eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Settingline ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abstract theatre : Soyut tiyatro. Olay dizisini ve oyunculuk anlayışını gerçekçilik erklerinden ve alışılagelmiş mantık dizgesinden soyutlamak amacını güden tiyatro. iç dünyayı gerçek olarak aldığından, oyun kişileri ve bunların konuşmaları anlamsal ve biçimsel açıdan bozularak karikatürleştirilir. Önce resim sanatında kullanılan "soyut" terimi daha sonra, biraz değişik anlamda tiyatroya girmiştir. olaylar dizisini ve oyuncu türünü gerçekçilik erklerinden ve alışılagelmiş mantık düzeninden kurtarmak amacını güden, bir bütünlüğü olan tiyatro türü. iç dünyayı gerçek olarak alır. konuşmalar ve oyun kişileri biçimsel ve anlamsal yoldan bozulur (deforme edilir), karikatürleştirilir.

Actor manager : Aktör yönetmen. Oyuncu-yönetmen. Aynı zamanda tiyatroyu yöneten oyuncu için kullanılan terim. Toplulukbaşı. Bir oyuncunun aynı zamanda bir tiyatroyu yönetmesiyle aldığı ad. bizde özel ve ödenekli tiyatrolarda böyledir. Oyuncular topluluğunu temsil eden oyuncu. Oyuncu yönetici.

Alto : Alto. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. En kalın kadın sesi. En kalın ve tok tonlu kadın sesi. Pes uzamda kalın kadın sesi. Alto sesli sanatçı. Georgia eyaletinde yerleşim yeri.

Acrobacy : Oyuncunun göz pekliğini ve gövdesel esnekliğini arttıran, aynı zamanda önemli sahnelerde hiç düşünmeden güç bir davranışı başarabilme yeterliğini sağlayan hareket. cambazlık. Akrobasi.

Alley theme : Çıkmaz konu. Çözüm yolu olmayan, sonucu kimseyi doyurmayan oyun konusu. Sonucu kimseyi doyurmayan ve çözüm yolu inandırıcı olmayan oyun konusu.

 

Active hero : Etken kahraman. Oyunu yürüten, öbür karakterlerin hareketlerine etki yapan baş oyuncu. Oyunun gelişmesini sağlayan ve öbür kişilerin hareketlerine etkisi olan baş oyun kişisi.

Abstractionism : Abstraksiyonizm. Soyutlama. Xx. yüzyılın başında çıkan ve sanatta konunun yalnız genel ve soyut biçimini hatırlatacak anlatış araçları kullanan öncü akım. (bk. saltçılık.). Sanatta soyut ifade etme teorisi. Soyutçuluk.

Analyze : Çözümlemek. Araştırmak. Tahlil etime, inceleme. Psikanaliz tedavisi uygulamak. Tahlil etmek. Analiz yapmak. İncelemek. Tahlil yapmak. Çözümleme.

Act drop : Çerçeve sahneli tiyatroda oyun yerini seyircinin görüşüne açan ve kapayan, büyük perde. Çerçeve sahneli tiyatroda, bir bölümün başladığını ya da bittiğini belirten perde. genellikle bu sahnenin kumaş perdesidir; ancak bu amaçla başka bir perde de kullanılabilir. örnek : (epik tiyatro'nun yarım perdesi gibi. Sahneyi seyircilerden ayıran büyük tiyatro perdesi. Bölüm perdesi. Oyun perdesi. Önperde.

Amateur theater : Profesyoneller tarafından yapılmayan tiyatro eserleri. Para karşılığında olmaksızın oynanan tiyatro; meslekten oyuncu olmayan, istekli, hevesli kişilerin kurduğu tiyatro topluluğu. Amatör tiyatro. Özenci tiyatro.

Settingline synonyms : setting line, acting style, acting manager, absurd theatre, after piece, allegory, adaptability.