Setting aside türkçesi Setting aside nedir

Setting aside ingilizcede ne demek, Setting aside nerede nasıl kullanılır?

Setting : Yuva ve tırnakları (mücevher için). Ortam. Yerleştirme. Dizme. Olay yeri. Bir oyunun geçtiği yeri, renk, kalıp ve ışık öğeleri ile canlandıran araç. Düzenleme. Dekor. Oyun konusunun geçtiği yeri, çevreyi ve atmosferi biçim, kalıp, renk ve ışıklama ile canlandıran tamamlanmış yapım. Kurma.

Aside : Ayrı. Bir tarafa (bırakırsak). Bir kenara. Oyuncunun rol gereği seyircilerin duyacağı biçimde, ama öbür oyuncular sanki duymuyormuş gibi düşünmesi ya da konuşması. oyuncunun doğrudan seyirciye dönerek konuşması. Kendi kendine söylenen sözler. Apar. Kendi kendine. Bertaraf. Oyuncunun alçak sesle söylediği söz.

Setting a legal precedent : Hukuki bir içtahat yapma. Gelecekteki kurallar veya kararlar için temel oluşturan hukuki kural veya karar.

Setting a precedent : Yenilikçi mahkeme kararı. Yeni bir yol tanımlama. İçtahat yapma.

Setting complex : Örüntü. Çeşitli altöğelerin örgütlenmesiyle oluşan işlevsel birlik.

Setting for puppet stage : Kukla sahnesi için yapılan dekor. Kukla dekoru.

İngilizce Setting aside Türkçe anlamı, Setting aside eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Setting aside ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Appropriations : Öngörülen süre içerisinde belirli amaçlara harcanmak üzere ayrılan miktarlar. Sarf. Kendine maletme. Ödeme emri verilen krediler. Benimseme. Tahsisat. İç etme. Üstüne oturma. Tasarruf.

Apportions : Tahsis etmek. Paylaştırmak. Tevzi etmek. Eşit olarak taksim etmek. Dağıtmak. Pay etmek. Taksim etmek. Bölüştürmek.

Apportionments : Pay.

Disseverance : Kısımlama. Bölme. Ayrılma.

Allotments : Pay. İnsanların üzerinde sebze veya meyve veya küçük bitkiler yetiştirmeleri için kiraladıkları küçük toprak parçası. Kiraya verilen küçük arazi. Tahsis. Arsa payı. Program tahsisleri. Hisse.

Compartmentation : Kompartımanlaşma. Bölünme. Ökaryot hücrelerde, hücre içinde çeşitli metabolik olayların zarla çevrili değişik yerlerde ya da organellerde yapılmak üzere aynlması.

Allotment : İnsanların üzerinde sebze veya meyve veya küçük bitkiler yetiştirmeleri için kiraladıkları küçük toprak parçası. Arsa payı. Program tahsisleri. Kiraya verilen küçük arazi. Pay. Tahsisat. Hisse. Parselleme. Tahsis.

Abstractions : Çıkarma. Soyut terim. Dalgınlık. Tecrit. Soyutlama. Ayrılma. Soyut sanat eseri. Alma. Aşırma.

Breakaways : Ani atak. Kopma. Serbest kalan. Gruptan kopma. Ayrılma.

Being dragged : Çekilmiş olma. Uzatılma. Sürüklenmiş olma. Uzatılmış olma. Sürüklenme.

Setting aside synonyms : cutting off, division, apportioning, apportion, desistence, allocating, allocation, abjurations, assigner, abjuration, appropriation, abnegation, breakdown, allocations, abdications, sharing out, assortment, desistance, backout, culling, cessions, curiously, being drawn, abandonment, distribution, defection, abdication, disaffirmance, combout, distributions, abnegations, admeasurement, assignment.