Appropriations türkçesi Appropriations nedir

  • Kendine maletme.
  • Ayırma.
  • Sarf.
  • Ödenek.
  • Benimseme.
  • El koyma.
  • Öngörülen süre içerisinde belirli amaçlara harcanmak üzere ayrılan miktarlar.
  • Üstüne oturma.
  • İç etme.
  • Tahsisat.
  • Ödeme emri verilen krediler.
  • Tasarruf.

Appropriations ingilizcede ne demek, Appropriations nerede nasıl kullanılır?

Misappropriations : Güveni kötüye kullanma. Çalmak. Zimmete geçirme. Emaneti suistimal. Kötüye kullanma. Zimmete para geçirme. Aşırtı. Suistimal.

Appropriation account : Ödeneklerin yazılımını kapsayan sayışım. Ödenek hesabı. Tahsisat hesabı. Ödenek sayışımı.

Appropriation bill : Hükümetin belirli bir amaç için para harcamasına yetki verilmesini teklif eden yasama meclisi tarafından önerilen resmi eylem. Bütçe tasarısı.

Appropriation budget : Tahsisat bütçesi. Ödenek bütçesi.

Appropriation committee : Fon dağılımları için yetki veren komite. Bütçe tahsisatı kurulu.

Emergency budget appropriation : Olağanüstü bütçe ödeneği. Bütçenin düzenlenmesi sırasında öngörülmemiş bir hizmet için ayrılan ödenek. bk. olağanüstü gider.

Continuing appropriation : Bir dönemden öbür döneme aktarılabilen ödenek. Müdevver tahsisat. Gelecek seneye aktarılan tahsisat. Devreden ödenek. Bir devreden sonraki döneme nakledilebilen tahsisat. Devamlı tahsisat. Aktarılır ödenek.

 

Additional appropriation : Bütçe başlangıç ödeneğinin yetersiz kaldığı durumlarda bütçe içinden ya da ek bütçe yasasıyla sağlanan ödenek. Ek ödenek.

Appropriation receipt : Ödenek alındısı. Ödenek belgesi. Ödenek ayrıldığını gösteren belge. Tahsis makbuzu. Ödenek makbuzu. Tahsisat makbuzu.

Extraordinary budget appropriation : Bütçenin düzenlenmesi sırasında öngörülmemiş bir hizmet için ayrılan ödenek. bk. olağanüstü gider. Olağanüstü bütçe ödeneği.

İngilizce Appropriations Türkçe anlamı, Appropriations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Appropriations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Subventions : Devlet desteği. Sübvansiyon. Para bağışı. Yardım parası. Devletçe yapılan para yardımı. İade.

Impoundment : Baraj tarafından tutulan su. Haczetme. Hapsedilme. Hapsetme. Kapatılma. Tutulmuş su (baraj vb ile). Tutma. Kuşatma. Müsadere.

Adoptions : Alma. Nüfusuna geçirme. Kabul. Uygulama rejimi. Kabullenme. Kabul etme. Evlat edinme. Edinme. Benimseyiş.

Nest egg : Emeklilik gibi özel bir amaç için ayırılan ödenek. Fol. Birikim.

Austerity : Zorluk. Sadelik. İdare. Ciddiyet. Azla yetinme. Kanaatkarlık. Güçlük. Katılık. Davranış sertliği. Masraftan kısma.

Grammars : Temel prensipler. Orta dereceli okul. Gramer kuralları. Dilbilgisi kitabı. Dilbilgisi. Gramer açısından ifade. Dil bilgisi. Gramer. Gramer kitabı.

Arrogation : Reşit olanın evlat edinilmesi. Reşit birinin evlat edinilmesi. Haksız maletme. Haksız iddia.

Culling : İşe yaramayan hayvanları öldürmek. Seçmek. Iskartaya çıkarmak. Ayırma işi. Ayıklama. Toplamak. Yetiştirme sezonu başında yetiştirmeye elverişli olmayan düşük verimli, yaşlı, hasta, sakat hayvanların sürüden uzaklaştırılması.

 

Provident : Vaktinde gerekli tedbirleri almayı bilen. Tutumlu. Tedbirli. İdareli. İhtiyatlı. Hazırlıklı.

Allocations : Tahsis. Pay ayırma. Paylaştırma. Dağıtma. Pay. Ayırmalar. Bölüştürme.

Appropriations synonyms : pork barrel, pre emption, impressment, saving, supplies, getting, preemption, expenditure, adoption, seizin, austerities, ouster, fund, curiously, impoundage, condemnation, espousal, economy, ownership, expropriations, assortment, grant, bounty, expropriation, carry over, consumption, seisin, combout, allowance, ownerships, impressments, savingness, cutting off.