Ödenek nedir, Ödenek ne demek
- Bir iş için ayrılan belli para, tahsisat.
- Devlet harcamalarının yapılabilmesi için her yılın bütçesiyle yürütme organına verilen harcama izni

- Parlamento üyelerine, görevleri sebebiyle verilen, yolluk dışında kalan para.
Yerel Türkçe anlamı:
Korkak.
İktisat alanındaki kelime anlamı:
Bir işin yapılması için ayrılan para.
Bilimsel terim anlamı:
Bir işletme, bir örgüt, bir kuruluşa bir yıl için oranlanan giderler karşılığı verilen harcama yetkisi.
İngilizce'de Ödenek ne demek? Ödenek ingilizcesi nedir?:
allocation, allowance, subvention, appropriation
Ödenek tanımı, anlamı:
Ek ödenek : Bütçede herhangi bir yatırım için ayrılan paraya yapılmış olan ek, ek tahsisat. Aylık ücretlere ek olarak verilen prim veya ikramiye.
Örtülü ödenek : Gizli tutulan işlerde harcanmak için yetkililerin emrine verilen para, tahsisatımesture.
Makam ödeneği : Makam tazminatı.
Ödenekli : Belli dönemlerde devlet bütçesinden yardım veya belirli bir pay alan (kişi, kuruluş). Ödeneği olan.
Ödenekli tiyatro : Kamu genel bütçesinden belirlenmiş kuralları yerine getirerek pay alan özel tiyatro.
Ödeneksiz : Ödeneği olmayan.
Ödeneksizlik : Ödeneksiz olma durumu.
Para : Kuruşun kırkta biri. Kazanç. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
Tahsisat : Bir kimseye, bir kuruluş veya topluluğa ayrılmış para, ödenek.
Parlamento : Başlıca görevi yasama, devlet bütçesini çıkarma, hükûmeti denetleme olan ve üyeleri halkoyu ile belirli bir süre için seçilen meclis veya meclisler, yasama kurulu, yasama meclisi, yasama organı.
Görev : Bir organ veya hücrenin yaptığı iş. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. İşlev. Resmî iş, vazife.
Yolluk : Koridorlara serilen, dar ve uzun halı, yol halısı. Yol masrafı olarak ödenen para, harcırah. Yolcuya verilen armağan. Yolculuk sırasında yenmek üzere hazırlanan yiyecek, yol azığı.
Kalan : Bir çıkarmanın sonucu. Kalma işini yapan. Bölme işleminde bölünenden artan sayı. Artan, mütebaki.
Devlet : Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Mutluluk. Talih. Büyüklük, mevki.
Ödenek belgesi : Ödenek ayrıldığını gösteren belge.
Ödenek istemi : Yapılacak harcamalara karşılık olarak istenen yetki.
Ödenek sayışımı : Ödeneklerin yazılımını kapsayan sayışım.
Ödenek yazılığı : Her çeşit ödenegin niceliğini ve yerlerini ayrıntılarıyle gösteren yazılık.
Ödenek yılı : Devlet ödenekleri ve vergiler için kabul edilen yıl.
Ödenekliğin biçimi : Devlet ödenekliğine giren kuruluşların bir akçalı yıl içinde yapabilecekleri giderler niceliklerinin ödenek tutarını ayrıntılarıyla saptayan ve ödeneklerin bakanlıklara ve diğer kurumlara dağılım niceliklerini ayrıntıları ile gösteren (A) çizelgesi. Devlet ödenekliği içindeki kuruluşların bir yıllık giderlerini karşılayacak gelirlerin oranlamalı tutarlarını kapsayan ve bu gelirlerin hangi kaynaklardan nasıl sağlanabileceği ve niceliklerini ayrınrıtıları ile gösteren (B) çizelgesi. Bunların dışında akçalı yıl için kullanılacak ve kullanılmayacak kadrolar, gelir çeşitlerinin her birinin dayandığı yargılar, Maliye Bakanlığına verilmiş ödenek aktarma yetkileri, taşıt araçları kadroları, okul ve öğrenci yatacak yeri ücretleri, giderlere ilişkin harcama yapılmasını olanaklı kılabilecek diğer akçalı yıl uygulamaları ile ilgili özellikleri gösteren (D, E, C, Ç, G, F, İ, M, N, K, L, O, P, R) çizelgeleri.
Ödenekliğin süresini sınırlama ilkesi : Ödeneklik yasasına ilişkin işlemlerin akçalı yıl denilen ve genellikle on iki ayı kapsamakta olan bir dönemle sınırlı olarak uygulanması ileksi.
Ödeneklik : Devlet ve öteki kamu kişileri ile tüm kurum ve toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden saptayan, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren yasa ya da karar. Devletin, ilin ya da bir kuruluşun, bir aile ya da kişinin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerini çeşit ve ayrıntılarıyle gösteren çizelge, Belirli bir dönem için önceden oranlanan gelir ve gider çizelgesi.
Ödeneklik açığı : Belirli bir dönem içinde uygulanılması önceden tasarlanan giderleri karşılayabilecek aşamada gelir sağlanamaması.
Ödeneklik birliği : Devlete ilişkin tüm kuruluşların gider ve gelirlerinin bir tek ödeneklik içinde birleştirilmesi.
Diğer dillerde Ödenek anlamı nedir?
İngilizce'de Ödenek ne demek? : n. appropriation, fund, grant, allocation, allowance, grant in aid, award, supply
Fransızca'da Ödenek : allocation [la], crédit [le], dotation [la], paye [la], subside [le]
Almanca'da Ödenek : n. Geldmittel
Rusça'da Ödenek : n. ассигнование (N), дотация (F), пособие (N), отчисление (N)

Bu kısımda Ödenek nedir? Ödenek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ödenek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ödenek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.