Supplies türkçesi Supplies nedir
Supplies ile ilgili cümleler
English: Computer supplies are very expensive in Japan.
Turkish: Japonya'da bilgisayar malzemeleri çok pahalıdır.
English: Britain faced dangerously low supplies of food.
Turkish: İngiltere tehlikeli şekilde düşük gıda malzemeleri ile karşı karşıya idi.
English: Let's get those supplies loaded on the truck.
Turkish: Bu malzemeleri kamyona yükletelim.
English: Food supplies at the fort were very low.
Turkish: Kaledeki yiyecek malzemeleri çok yetersizdi.
English: Canadian officials weighed the supplies of each man.
Turkish: Kanadalı yetkililer, her insanın malzemelerini tarttı.
Supplies ingilizcede ne demek, Supplies nerede nasıl kullanılır?
Cleaning supplies : Temizlik malzemesi. Temizlik malzemeleri.
Factory supplies : Üretilen malla ilgili olmayan maddeler.
Medical supplies : Tıbbi sağlık ikmal maddeleri. Tıbbi ikmal. Tıbbi malzemeler. Sağlık ikmal maddeleri.
Office supplies : Kırtasiye ve büro malzemeleri. Ofis gereçleri. Büro malzemesi.
Share water supplies : Su rezervlerini bölmek. Su kaynaklarını paylaşmak.
Supplied title : Bir filmin özgün adı saptanamadığı, hiçbir kaynaktan bulunamadığı ya da kaybolduğu vakit verilen ad. (özellikle sıralaklamada çok eski filmler için başvurulan bir yöntemdir). Yakıştırma ad. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Supplied macros : Program tarafından sağlanan makrolar.
Oversupplies : Üretim fazlası. Fazlasıyla karşılama. Fazlalık.
Change in quantity supplied : Arz edilen miktarın değişmesi. Sunumu belirleyen diğer değişkenler sabitken, bir malın fiyatında meydana gelen değişmeye bağlı olarak sunum miktarında ortaya çıkan değişme, diğer bir deyişle sunum eğrisi üzerindeki hareket. Sunum miktarındaki değişme. Fiyata tepki olarak aynı arz eğrisi üzerindeki hareket.
Supplier of invention : Bulgu belgesini tümleyen. Bulgu belgesinin eksik olan yönlerini bütünleyen ve böylece onun tam olarak kullanılmasını sağlayan.
İngilizce Supplies Türkçe anlamı, Supplies eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Supplies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Furniture : Perde, koltuk, kanape, sandalye, masa, etajer gibi döşemelik eşya. Mobilya. Taşınır demirbaş. Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Eşya. Ev eşyası. Bir görünçlüğün döşenmesine yarayan eşya ve gereçler. Möble. Takım.
Kit : Alet takımı. Takım. Pılı pırtı. Alet takımı (belirli bir iş için). Alet çantası. Aparat. Avadanlık. Donanım. Kemençe.
Allocations : Dağıtma. Pay. Paylaştırma. Ayırmalar. Bölüştürme. Tahsis. Pay ayırma.
Material : Maddi. Bez. Özdeksel. Maddeci. Gereç. Bir iş yapmak için kullanılması gereken aygıt ya da özdek. Gerekli.
Black marketeer : Karaborsacı.
Bounty : Zararlı bir hayvanın yok edilmesi veya bir suçlunun yakalanması için devletçe verilen para. İhsan. Cömertçe verilmiş şey. Hediye. Armağan. Eliaçıklık. Bk. ikramiye bk. sigorta primi menkul ya da gayri menkullerin nominal değeri ile piyasa değeri arasındaki pozitif fark. vadeli işlemler piyasasında ürün, taşınır değer, döviz gibi varlıkların gelecekteki fiyatının yükselmesi durumu. İkramiye. Semahat.
Purveyor : Mal veya hizmet sağlayan iş. Müteahhit. Pezevenk. Erzak toptancısı. Satıcı. Erzak müteahhidi. Tadarik eden. Tedarikçi. Gıda maddesi toptancısı. Erzak sağlayan.
Subventions : İade. Devletçe yapılan para yardımı. Sübvansiyon. Para bağışı. Devlet desteği. Yardım parası.
Impedimenta : Yürüyüşe engel olan eşya. Ağırlıklar. Eşya. Yük.
Limber : Top arabası ön parçası. Oynak. Çevik. Esnek. Toparlak. Eğilir. Kıvrak. Eğilir bükülür. Bükülgen. Oynak (özellikle kol ve bacaklar).
Supplies synonyms : provisioner, businessperson, rations, dotation, fund, caterer, vittles, allowance, materials, connection, outfit, apparatus, ingredient, grant in aid, allocation, ingredients, outfitted, recruiter, foodstuff, subvention, victualer, requisites, wherewithal, allotment, dispenser, provider, necessities, purveyance, stores, munitions, annuity, makings, apparatuses.
Supplies zıt anlamlı kelimeler, Supplies kelime anlamı
Inflexible : İnatçı. Kararlı. Bükülmez. Kalıplaşmış. Eğilmez. Değişmez. Sert. Hiç esnek davranmayan. Boyun eğmez. Sebatlı.

Bu kısımda Supplies kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Supplies ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Supplies anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Supplies ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.