Impedimenta türkçesi Impedimenta nedir
Impedimenta ingilizcede ne demek, Impedimenta nerede nasıl kullanılır?
Impedimental : Engelden oluşan. Köstekleme görevi olan. Engel içeren. Mani olan.
Speech impediment : Bir konuşma terapistinin iyileştirmesini gerektiren sorun. Konuşma güçlüğü. Konuşma problemi. Konuşma rahatsızlığı. Konuşma bozukluğu. Konuşma sorunu.
Impediment : Mania. Pelteklik. Geciktirme. Bağ. Mani. Ayak bağı. Kekemelik. Engel. Özür.
Impediments : Kekemelik. Geciktirme. Pelteklik. Engel. Mani. Engeller. Ayak bağı.
İngilizce Impedimenta Türkçe anlamı, Impedimenta eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Impedimenta ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Structure : Kuruluş. Biçimlendirmek. Bina. Her tür dizge, bileşik, molekül, atom ve çekirdekten bir araya gelen nesne ya da parçaların birbirine göre oluşturdukları düzenlenim. Bilgisayar, coğrafya, fizik, kimya, gramer, tiyatro, sosyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Oyun yapısını ortaya çıkaran doku. Bünye. Parçaları ve öğeleri arasında yasalılık, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge ya da bütün. İnşaat. Belli bir dilin bölümlerini birbirine bağlayan ilişkiler bütünü. söz gelişi, türkçenin ses yapısı, seslerin birbiri ile ilişkilerine, şekil yapısı da ek ve köklerin karşılıklı ilişkilerine bağlı bir sistem, bir bütündür.
Stoppage : Ücret, faiz, kira ve serbest meslek gelirlerinden alınacak verginin, gelirin oluşması sırasında üçüncü kişi tarafından kesilmesine dayanan vergi toplama yöntemi. Kabız. Tıkanıklık. İşi durdurma. İnkıta. Alıkoyma. Durma. Tıkanma. Durgu. Durdurma.
Interference : Girişim. Bir noktaya ulaşan birden çok dalganın o noktada uyardıkları yönleçsel etkilerin bir birleşke oluşturmaları; bu birleşke, sıfırla toplam arasında değerler alır. Krosingoverler arasındaki etkileşim. homolog kromozomlar arasında bir krosingover olması, bir diğerinin oluşumunu engeller (pozitif interferans) veya artırır (negatif interferans). çoğu organizmalarda krosingoverler arasındaki ara azaldıkça interferons artar. hücrede bir tip virüsün varlığının diğer virüsün çoğalmasını önlemesi. İnterferans. Karışma. Bir ışınım titreşimlerinin genliğinin, aynı dalga dizisinin bölümlerinin üst üste gelmesiyle yer yer zayıflaması ya da büyümesi. Karıştırma. Bir hücreyi enfekte eden bir virüsün, bu hücrenin diğer bir virüs tarafından enfekte edilmesini engellemesi, engelleme. krosing-overler arasındaki etkileşim. homolog kromozomlar arasında bir krosing over olması bir diğerinin oluşumunu engeller veya artırır. çoğu organizmalarda krosing-overler arasındaki ara azaldıkça interferans artar. Dokunma. İki ya da daha çok dalganın birbirine eklenmesi ya da üst üste binmesi.
Encumbrances : Sorumlu olunan kişi. İpotek. Engel. Engeller. Yükümlülük. Borç. Sorumluluk.
Obstructer : Mani olan kimse. Karışan kimse. Engelleyici kimse veya şey. Bozan kimse. Zorlaştırıcı kimse veya şey.
Cargos : Kargo.
Charge : Hücum etmek. Resmi dairelerde görülen hizmet karşılığı olarak iş sahibinden alınan para. Kanunla belirlenen bazı kamu hizmetlerinden yararlanma karşılığında alınan vergi. Şarj. Suçlamak. Kredi kartından almak. Sorumlu tutmak. Çevresinde kıvıl alan yaratan, artı ya da eksi alabilen temel tanecik özelliği, niceliği. Doldurmak. Yüklemek.
Block : Kapamak. Ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Teknik ya da mantıksal nedenlerle bir birim gibi düşünülen ve işlem gören bir tutanak dizgisi, sözcük dizgisi ya da damga dizgisi, özellikle mıknatıslı kuşak üzerindeki bilginin, kuşak deviniminin başlamasıyla durması arasında, aralıksız, bir seferde okunan kesimi, bk. mantıksal tutanak, fiziksel tutanak. Önünü kesmek. Engellemek. Durdurmak. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, eğitim, voleybol, veterinerlik, jeoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Deneysel tasarımda amacı, konu dışı tesadüfi nedenlerden meydana gelen değişkenliği saf dışı bırakmak ve gerekirse yok etmek, böylece hatayı azaltmak olan, deneysel birimleri bir örnek bir grupta toplama işlemi. Bir dağoluş dizgesinin içinde sertleşmiş, oldukça dengeli, kıvrılma devimlerine dirençli bir yer birimi. Blok.
Fardel : Bohça.
Belongings : Birinin kişisel eşyaları. Pılı pırtı. Özel eşya. Kişisel eşya. Ayniyat. Kişisel eşyalar. Var.
Impedimenta synonyms : burden, encumbrance, commodity, bar, necessities, weights, freight, furnishing, munitions, cargoes, occlusion, blockage, hindrance, appointments, incumbrance, purveyance, bulk, carloads, preventative, bulks, baggage, article, gears, belonging, effects, impediment, preventive, materiel, supplies, obstruction, tumbler, cargo, freightage.
Impedimenta ingilizce tanımı, definition of Impedimenta
Impedimenta kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Baggage. Incumbrances. . Things which impede or hinder progress.

Bu kısımda Impedimenta kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Impedimenta ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Impedimenta anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Impedimenta ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.