Sexists türkçesi Sexists nedir

  • Cinsiyet ayrımı yapan.
  • Cinsiyet farkı gözeten kimse.
  • Cinsiyetçi.

Sexists ingilizcede ne demek, Sexists nerede nasıl kullanılır?

Nonsexists : Cinsiyet ayrımı yapmayan.

Sexist view : Erkek ve kadın arasında farklılaşmalar yapan görüş. Cinsel görüş.

Sexist : Cinsiyet farkı gözeten kimse. Cinsiyet farkı gözeten. Cinsiyet ayrımı yapan. Cinsiyetçi.

Nonsexist : Cinsiyet ayrımı yapmayan. Cinsiyete göre ayrımcılık yapmayan. Cinsiyet ayırımı yapmayan.

Sexism : Cinsiyet ayrımı. Seksizim. Cinsiyetçilik. Karşı cinsin zayıf olduğunu savunan zihniyet. Seksizm. Cinsellik. Cinsel ayrımcılık.

Sexier : Seksi. Cinsel istek uyandıran. Çekici. Daha seksi.

Sexing : Cinsiyeti belirleme. Cinsiyetini belirlemek.

Desexing : Hadım etme. Cinsel öğelerini ortadan kaldırmak. Hadımlaştırma. Hadım etmek. Cinsiyetini veya cinsel cazibesini yok etmek. Kısırlaştırmak.

Sexivalent : Altı değerlikli. Altı değerli.

Aprosexia : Aproseksi. Konsantre olamama durumu (psikiyatri).

İngilizce Sexists Türkçe anlamı, Sexists eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sexists ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Distribute : Dağıtmak. Pay etmek. Tevzi etmek. Gruplara ayırmak. Bölüştürmek. Yaymak. Türkümlere ayırmak. Dağıtımını yapmak. Vermek. Paylaştırmak.

 

Freewheel : Serbest tekerlek. Avara kasnağı. Pedal çevirmeden gitmek. Bisiklette pedal çevirmeden gitme. Etrafa aldırmadan hareket etmek. Serbest arka tekerlek. Arka tekerleği zincirden güç almadan serbest dönen bisikletle gitmek. Avara çark. Sorumsuzca yaşamak. Yokuş aşağı pedal çevirmeden sürmek.

Dwell : İkamet etmek. Yaşamak. Bekleme. Durma. Durmak. Hayat sürmek. Oturmak. Bir yerde oturmak. Kalmak. Bir yerde yaşamak.

Knock about : Çeşitli ve arka arkaya taklalar, düşürmeler, yuvarlanmalar ve zıplamalarla gelişen güldürücü sözsüz oyun. İtiş-kakış. Hırpalamak. İle ilişki kurmak. Art arda takla. Dövmek. Tartaklamak. Kaba davranmak. Olmak. Gezmek.

Live : Geçirmek. Oturmak. Geçinmek. Yaşamak. İkamet etmek. Beslenmek. Elektrik akanının geçmekte olduğunu belirtir deyim. elektrik tehlikesine karşı uyarı. Hayatta kalmak. Naklen. Akım açık.

Peril : Muhatara. Tehlikeye uğrama. Zarar doğuran nedenler. Tehlikeye atmak. Vahamet. Risk. Tehlike. Tehlike doğuran nedenler.

Kick around : Dövmek. Kötü davranmak. Kötüye kullanmak. Gereksiz emirler vermek. Oyalanmak. Sürtmek. Dolaşmak. Aylaklık etmek. Amaçsızca dolaşmak.

Inhabit : Yaşamak (içinde). Yaşamak. -de yaşamak. İskan etmek. İkamet etmek. -de oturmak. Oturmak.

Survive : Atlatmak. Uzun yaşamak (birinden). Baki kalmak. Ayakta kalmak. Kalmak. Kurtulmak. Sağ salim çıkmak. -den sağ kurtulmak. Yaşamayı sürdürmek. Dayanmak.

Go : Canlılık. Gayret. Ayrılmak. Tükenmek. Gitmek. Kaybolmak. Haline gelmek. Götürmek. Sonuçlanmak. Yapılmak.

Sexists synonyms : come, endanger, consist, hold, flow, prevail, be, hold out, last, live on, sexist, kick about, preexist, hold up, coexist, menace, obtain, imperil, endure, jeopardise, jeopardize, subsist, drift, threaten, indwell, lie in, breathe, lie.

 

Sexists zıt anlamlı kelimeler, Sexists kelime anlamı

Unprejudiced : Peşin hükümlü olmayan. Haklarına dokunmayan. Önyargısı olmayan. Tarafsız. Peşin hükümsüz. Ön yargısız. Taraf tutmayan. Yansız. Önyargısız.