Shipborne türkçesi Shipborne nedir

  • Gemide taşınan.
  • Gemi ile taşınması amacıyla yaratılmış.
  • Gemi ile taşınmış.
  • Gemiyle taşınan.

Shipborne ingilizcede ne demek, Shipborne nerede nasıl kullanılır?

Shipborne aircraft : Uçak gemisi uçağı. Gemi üstü hava aracı.

Shipborne radar : Gemiye monte edilen radar. Gemi radarı.

Shipboard : Gemi içinde. Geminin güvertesinde bulunan. Gemi güvertesi. Gemi bordası. Gemi güvertisinde. Gemide.

Shipboy : Miço.

On shipboard : Gemide. Güvertede.

Shipbuilding yard : Tezgah. Tersane. Şantiye.

Shipbreaker : Eski gemileri satın alan ve parçaları için onları söken kimse.

Shipbuilding : Gemi inşası. Gemi inşaatı. Gemi yapımı. Sızlanan.

Shipbroker : Gemi simsarı.

Shipbuilder : Gemi yapımcısı. Gemi inşa mühendisi. Gemi inşaatçısı.

İngilizce Shipborne Türkçe anlamı, Shipborne eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shipborne ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Innominate bone : Kalça kemiği.

Leg : Bacak. Hızlı yürümek. Ara. Basamak. Yan perde. Kadem. Koşmak. Üçgenin taban olmayan kenarı. Yan kulisleri maskelemekte kullanılan çerçeve. But.

Shin bone : Kaval kemiği.

Leg bone : Bacak kemiği.

Shin : Öne fırlamak. İncik kemiği. Bacak. Tırmanmak. Kavalkemiği. Butan'da yaşayan etnik bir grup. Brokpa. İncik. Koşmak. Şin.

 

Waterborne : İçme suyu ile geçen. Su yoluyla taşınan. Suda yüzen. Sudan geçen. Su yoluyla bulaşan. Deniz yoluyla taşınan. Deniz yolu ile taşınan. Suya iniş yapmış. Yüzen.

Acetabulum : Asetabulum. Asetabulüm. Kalça kemerinde femurun başının girdiği cep. böceklerde bacakların yerleştiği toraks üzerindeki boşluk. s.arachnida'da koksanın cebi. şeritlerde ve sülüklerde konağa bağlanmaya yarayan vantuz. 5.sefalopodlarda kılların üzerindeki vantuzlar. Çanakçık. Hokka çukuru. Sirke kabı, hokka çukuru, çanakçık, anatomide kalça eklemi çukuru. sestodlarda skoleks üzerinde bulunan tutunma organı. trematodların arka çekmeni. böceklerde bacakların yerleştiği göğüs üzerindeki boşluk. arachnida’da koksanın cebi. sülüklerde konağa bağlanmaya yarayan vantuz. sefalopodlarda kılların üzerindeki vantuzlar. Çukur kalça kemiği. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Tibia : İncik kemiği. Kavalkemiği. Kaval kemiği. Tibya.

Hip : Çatı dış açısı. Kuşburnu. Kıç. Gül tohumu. Kuruntu. Modern. İçini sıkmak. İç sıkıntısı. Farkında olan. Kalça.

Os : Delik. İçerisinde hava boşluğu bulunan kemik. Ayak bilek kemiklerinin alt sırasında, os tarsale ıı ve ıv arasındaki kemik, os kuneiforme laterale. Metalik kimyasal element. Os kuneiforme intermediolaterale. Os kuboideum. Os tarsale ıv. Os lunatum. Os penis. Orta kulak kemikçiklerinden birisi.

Shipborne synonyms : cotyloid cavity, pelvic arch, bone, pelvic girdle, pelvis.