Shin türkçesi Shin nedir

Shin ile ilgili cümleler

English: Above the clouds, the sun keeps on shining.
Turkish: Bulutların üstünde, güneş parlamaya devam ediyor.

English: According to the Bible, the Three Kings were guided to Jesus by a shining star.
Turkish: İncile göre, Üç Kıral parlayan bir yıldız tarafından Hazreti İsa'ya yol gösterildi.

English: Ali shined his shoes.
Turkish: Ali ayakkabılarını cilaladı.

English: Ali kicked Mary in the shin.
Turkish: Ali Mary'nin bacağına tekme attı.

English: A constellation shines.
Turkish: Takımyıldızı parıldıyor.

Shin ingilizcede ne demek, Shin nerede nasıl kullanılır?

Shin bone : Kaval kemiği.

Shin down : (ağaç) gövdesine sarılıp bedenini kaydırarak inmek.

Shin guard : Tekmelik. Dizlik. Hokey oyuncuları veya beyzbolda tutucular tarafından alt bacakları örtmesi ve koruması için giyilen sert koruyucu elbise (incikleri ve dizleri).

Shin guards : Tekmelik. Dizlik. Hokey oyuncuları veya beyzbolda tutucular tarafından alt bacakları örtmesi ve koruması için giyilen sert koruyucu elbise (incikleri ve dizleri).

Shin oneself : Bacağı acımak. Bacağı yaralanmak.

Kwiatkowski phillips schmidt shin test : Kpss sınaması. Kwiatkowski-phillips-schmidt-shin sınaması.

 

Shin pad : Oyuncuların bacak (tibia) kemiklerini tekmelerden korumak için çorapları ile bacakları arasına soktukları, plastik ya da sert deriden yapılan özel korumalık. Tekmelik. Dizlik.

Shindig : Parti. A.b.d.'de danslı eğlenti. Arbede. Zencefilli gazoz katılmış bira. Danslı eğlence.

Shinbone : İncik kemiği. Kaval kemiği. İncik. Diz ile ayak bileği arasında bulunan iki kemikten içte ve kaim olanı. tibya. Kavalkemiği.

Shindigs : Danslı eğlence. Arbede. Zencefilli gazoz katılmış bira. Parti.

İngilizce Shin Türkçe anlamı, Shin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ascended : Çıkmak. Tahta çıkmak. Yukarı çıkmak. Yükselmek. Ağmak. Ziyadeleşmek. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Çıkmak (tahta). Artmak.

Ascends : Ağmak. Ziyadeleşmek. Yukarı çıkmak. Yükselmek. Çıkmak. Artmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Çıkmak (tahta). Tahta çıkmak.

Cut of meat : Kasaplık hayvanın gövdesinden belirli bir şekilde kesilen et parçası.

Fibula : Toka. Fibula. Kamış kemiği. Kaval kemik. Baldır kemiği. Diz ile ayak bileği kemikleri arasında bulunan iki kemikten dışta ve ince olanı. fibula, baldır kemiği. Broş. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Shin bone : Kaval kemiği.

Ascend : Yükselmek. Tahta çıkmak. Ağmak. Çıkmak. Ziyadeleşmek. Çıkmak (tahta). Artmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Yukarı çıkmak.

Leg : Ayak (mobilya veya pergel). Üçgenin taban olmayan kenarı. Kadem. Yan perde. Ara. Yan kulisleri maskelemekte kullanılan çerçeve. But. Basamak.

 

Cannoned : Bombardıman etmek. Top. Karambol bilardo. Çarpmak. Borbardıman etmek. Mil. Bombardıman silahı. Çarpışmak. Karambol yapmak.

Clung : Bağlanmak. Sadık kalmak. Sarılmak. Tutunmak. Yapışmak.

Leg it : Hızlı yürümek. Sıvışmak. Kaçmak.

Shin synonyms : body part, bruised, shinned, tibiae, shins, limbing, harnessed, careering, cannon bone, cling, jack, hurries, career, knaves, climb up, coursed, cannons, clipped, cling to, clambering, limb, lith, clambers, tibias, knave, clamber up, limbs, harnessing, harness, clip, cannoning, shinbone, shanks.

Shin ingilizce tanımı, definition of Shin

Shin kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To climb a mast, tree, rope, or the like, by embracing it alternately with the arms and legs, without help of steps, spurs, or the like. Used with up. To climb (a pole, etc.) by shinning up. The front part of the leg below the knee. As, to shin up a mast. The lower part of the leg. The shank. The front edge of the shin bone.