Shrivels türkçesi Shrivels nedir

Shrivels ingilizcede ne demek, Shrivels nerede nasıl kullanılır?

Shrivel up : Kırışmak. Kırış kırış yapmak. Büzüşmek. Pörsümek. Kırıştırmak. Buruşturmak. Buruşmak. Porsumak.

Shrivel : Buruşturmak. Aciz hale düşmek. Kurutmak. İçi geçmek. Buruşmak. Pörsümek. Kırıştırmak. Kuruyup büzülmek. Büzmek. Kuruyup buruş buruş olmak.

Shriveled : Buruşmuş. Pörsük. Kuruyup büzülmuş. Buruş buruş.

Shriveled up : Buruşturmak. Kırıştırmak. Buruşmak. Porsumak. Kırış kırış yapmak. Büzüşmek. Kırışmak. Pörsük. Pörsümüş. Pörsümek.

Shriveling : Büzmek. Kırıştırmak. Kırışmak. Buruşturmak. İçi geçmek. Buruşmak. Kırış kırış yapmak. Kurutmak. Aciz duruma düşmek. Kırışır.

Shrivelled : Pörsük. Kuruyup büzülmuş. Buruşmuş. Buruş buruş.

Shriek out : Bağırarak göstermek. Çığlık atmak.

Shrivelled up : Kırışmak. Kırıştırmak. Büzüşmek. Buruşmak. Pörsümek. Pörsümüş. Buruşturmak. Pörsük. Kırış kırış yapmak.

Shriving : Papaz olarak günahını çıkarmak. Günah çıkarma. Günahların itirafını duymak. İtiraf edilen günahları dinleme. Günahlar için ceza belirlemek. İtiraf ve tövbeden sonra günahları aklamak.

 

Shrive : Günah çıkarmış olmak. İtiraf edilen günahları dinlemek. İtiraf ve tövbeden sonra günahları aklamak. Günah çıkarmak. Papaz olarak günahını çıkarmak. Günahını çıkarmak. Günahlar için ceza belirlemek. Günahların itirafını duymak.

İngilizce Shrivels Türkçe anlamı, Shrivels eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shrivels ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cockle : Delice. Küçük kayık. Tarak kabuğu. Dalgalandırmak. Bir tür midye. Küçük sandal.

Contorts : Eğme. Burma. Kıvırmak. Eğmek. Saptırmak. Burmak. Çarpıtmak. Bükmek.

Corrugates : Dalgalandırmak.

Drift off : Su üzerinde batmadan yüzmek. Uyuyakalmak. Uykuya dalmak. Hülyaya dalmak. Çöküp kalmak. Uyuyup kalmak. Yorgunluktan bitkin düşmek. (yavaşça) geçip gitmek. Yavaşça hareket etmek veya ilerlemek. Bitip tükenmek.

Dehydrate : Suyunu çıkarmak. Dehidre etmek. Dehidrate etmek. Su kaybetmek. Suyunu gidermek. Suyunu almak. Besinlerdeki veya bir kimyasal bileşiğin yapısındaki suyu veya nemi çıkararak kurutmak, susuz duruma getirmek.

Beath : Banyo yaptırmak.

Fainter : Kendinden geçmek. Bayılma. Zayıflamak. Düşüp bayılmak. Bayılmak. Hali kalmamak. Bitkin düşmek. Bayılmaya meyilli olan. Şuurunu kaybetme eğiliminde olan.

Puckers : Büzmek (dudaklarını). Büzmek (dikiş). Büzülmek (dudakları). Büzgü yapmak.

Carry on : Kızgınlıktan bağırıp çağırmak. Aşırı bir şekilde davranmak. Sürdürmek. Varlığını sürdürmek. Devam ettirmek. Devam etmek. İlişkisi olmak. Peşini bırakmamak. İşi sürdürmek.

 

Shrivels synonyms : become wrinkled, withered, flake out, constringe, naps, shir, blights, constricts, contorting, fall, shriveled up, bake, corrugate, nodding off, contract, astringe, constrict, dried up, diminish, crumple, contort, corrugating, shrinks, sere, dehumidify, shirr, bunching, dozed off, gather, drowse off, ruffle, shrink, dehydrates.

Shrivels zıt anlamlı kelimeler, Shrivels kelime anlamı

Wet : Kurumamış boya. İşemek. Islatmak. Islak. Martavalcı. -e işemek. Yağmurlu hava. İsteksiz kimse. Islamak. Yaş.

Increase : Artmak. Çoğaltmak. Artma. Çoğalmak. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Arttırmak. Artışa geçmek. Artırmak. Üremek.