Fainter türkçesi Fainter nedir
- Bayılmaya meyilli olan.
- Kendinden geçmek.
- Zayıflamak.
- Şuurunu kaybetme eğiliminde olan.
- Düşüp bayılmak.
- Bitkin düşmek.
- İçi geçmek.
- Güçsüzleşmek.
- Hali kalmamak.
- Bayılmak.
- Bayılma.
Fainter ile ilgili cümleler
English: The noise grew fainter, till it was heard no more.
Turkish: Ses gittikçe zayıfladı, artık duyulmayıncaya kadar.
English: The sound became fainter and fainter, till at last it disappeared.
Turkish: Ses sonunda kayboluncaya kadar gittikçe zayıfladı.
English: The sound grew fainter and fainter.
Turkish: Ses gittikçe zayıfladı.
Fainter ingilizcede ne demek, Fainter nerede nasıl kullanılır?
Fainters : Bayılma. Bayılmak. Bayılmaya meyilli olan. Şuurunu kaybetme eğiliminde olan. Zayıflamak. Güçsüzleşmek. İçi geçmek. Bitkin düşmek. Kendinden geçmek. Düşüp bayılmak.
Fainted : Bayılmış. Baygın.
Faintest : En cansız. En cılız. En karanlık. En zayıf. En sönük.
The faintest idea : Zayıf görüş. Minimal bilgi. Çok az gerçek içeren bilgi.
Faint heart never won fair lady : Korkaklar asla hedefine ulaşamaz anlamında atasözü.
Faint idea : Zayıf fikir. Hala geliştirilmekte olan düşünce veya plan. Geliştirilmemiş ham fikir.
Faint hearted : Korkak. Korkakça. Ödlek. Zayıf kalpli. Cesaretsiz. Korku dolu.
Question with faint phrase : Tuzaklı soru. Seçenek sunar görünürken kimilerine örtük biçimde olumlu, kimilerine olumsuz yük yükleyen, kısacası seçenekler arasında yan tutan soru.
Faint hope : Uzak umut. Bir parça umut.
Faint voice : Belli belirsiz ses. Hafif ses.
İngilizce Fainter Türkçe anlamı, Fainter eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fainter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Heeling : Yana yatma. Yalpa. Bir geminin rüzgardan eğilmesi (denizcilik).
Index finger : İtme tırnağı (testere bileme makinesine). İşaret parmağı. Şehadet parmağı. Gösterme parmağı. Şahadet parmağı. İşaretparmağı.
Drooped : Sarkıtmak. Öne eğmek. Kuvvetten düşmek. Ümidini yitirmek. Eğmek. Boynunu bükmek (bitki veya çiçek). Asmak. Düşmek. Solmak. Eğilmek.
Artist : Resimci. Sanatkar. Sanatçı. Heykeltıraş. Usta. Yaratıcı ve olağandışı nitelikleri olan, sanat yapabilecek yetkide olan kişi. İşinde çok başarılı kimse. Ressam.
Adores : Tapmak. Tapınmak. Bitmek. Çılgınca sevmek. Delicesine sevmek. Çok sevmek.
Be on the wane : Küçülmek. Azalmakta olmak. Sönmekte olmak. Azalmak. Sönmek. Batmak. Sonuna yaklaşmakta olmak. Zayıflamakta olmak.
Pinkie : Küçük parmak. Serçe parmağı.
Get carried away : Kendini kaptırmak. Heyecanlanmak. Aşka gelmek. Hayretler içinde kalmak. Kontrolünü kaybetmek. Coşmak. Gaza gelmek. Kendini kaybetmek. Duygularına kapılmak.
Ring finger : Adsız parmak. Yüzükparmağı. Yüzük parmağı.
Be overwhelmed : Aklı başından gitmek. Şaşkına dönmek. Mahçup olmak. Kendini kaybetmek. Gark olmak.
Fainter synonyms : metacarpophalangeal joint, annualry, abstract artist, postimpressionist, genre painter, manus, post impressionist, blackout, doze off, adore, drowse off, fingertip, watercolorist, landscapist, portrait painter, nod off, decline, commune with oneself, stalling, black out, digit, nodding off, fainting, old master, crash out, ebbs, forget oneself, zonk out, be in a frenzy, dauber, faints, dozed off, fading.
Fainter zıt anlamlı kelimeler, Fainter kelime anlamı
Summer solstice : Günötesi. Bk. gündönümü. Yaz gündönümü.
Imperceptible : Farkedilmez. Duyulmaz. Görülmez. Farkedilemez. Belli belirsiz. Hissedilemez. Hissedilmez. Seçilmez. Algılanamaz. Duyumsanamaz.

Bu kısımda Fainter kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fainter ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fainter anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fainter ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.