Fainted türkçesi Fainted nedir
- Bayılmış.
- Baygın.
Fainted ile ilgili cümleler
English: Ali fainted on the school playground.
Turkish: Ali okul bahçesinde bayıldı.
English: An actress fainted right in the middle of the play.
Turkish: Bir oyuncu oyunun tam ortasında bayıldı.
English: He fainted and fell on his back.
Turkish: O, bayıldı ve sırtüstü düştü.
English: She fainted when she saw blood.
Turkish: O, kan görünce bayıldı.
English: He fainted in the midst of his speech.
Turkish: Konuşmasının ortasında bayıldı.
Fainted ingilizcede ne demek, Fainted nerede nasıl kullanılır?
Fainter : Kendinden geçmek. Bayılmak. Hali kalmamak. Şuurunu kaybetme eğiliminde olan. Bayılmaya meyilli olan. Zayıflamak. Güçsüzleşmek. Düşüp bayılmak. Bitkin düşmek. Bayılma.
Fainters : Hali kalmamak. Bitkin düşmek. Kendinden geçmek. Şuurunu kaybetme eğiliminde olan. Bayılma. Bayılmaya meyilli olan. Düşüp bayılmak. Güçsüzleşmek. Zayıflamak. İçi geçmek.
Faintest : En cansız. En zayıf. En sönük. En karanlık. En cılız.
The faintest idea : Minimal bilgi. Çok az gerçek içeren bilgi. Zayıf görüş.
Faint heart never won fair lady : Korkaklar asla hedefine ulaşamaz anlamında atasözü.
Faint hearted : Ödlek. Korkak. Zayıf kalpli. Korku dolu. Korkakça. Cesaretsiz.
Faint idea : Zayıf fikir. Geliştirilmemiş ham fikir. Hala geliştirilmekte olan düşünce veya plan.
Faint sound : Zayıf çıkan ses. Cılız ses. Hafif ses.
Faint heartedly : Cesaretsizce. Korka korka. Korkakça.
Faint voice : Belli belirsiz ses. Hafif ses.
İngilizce Fainted Türkçe anlamı, Fainted eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fainted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Artist : Yaratıcı ve olağandışı nitelikleri olan, sanat yapabilecek yetkide olan kişi. Ressam. Resimci. Sanatkar. İşinde çok başarılı kimse. Usta. Sanatçı. Heykeltıraş.
Creative person : Yaratıcı kişi.
Finished : Sona ermiş. Mafiş. Tamamlanmış. Cilalı. Bitmiş. Hazır. İşlenmiş. Tükenmiş. Bitirilmiş. İmalatı tamamlanmış.
Landscapist : Manzara resimleri çizen ressam. Peyzaj resimleri çizen ressam. Peyzajcı.
Muralist : Duvarları boyayan kimse. Nakkaş. Duvar resimleri yapan kimse.
Dauber : Acemi ressam.
Amorous : Aşıkane. Şehvetli. Şehvet dolu. Sevdalı. Tutkun. Cinsel aşka eğilimli. Aşık. Aşk. Aşkla ilgili.
Scene painter : Dip bezemlerinin resimlerini yapan sanatçı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dekor ressamı. Sahne dekoru ressamı. Ressam-bezemci.
Watercolourist : Suluboya ressamı.
Old master : Üstat. Resim üstadı. Usta ressam.
Fainted synonyms : abstract artist, genre painter, post impressionist, postimpressionist, languishing, limner, heavier, insensible, stained, realist, whitewashed, faint, miniaturist, watercolorist, blacked out, comatose, languid, varnished, heaviest, abstractionist, drooping, cold, fauvist, lightheaded, cubist, languorous, portrayer, distortionist, colder, scenic artist, colorist, oil painter, fauve.
Fainted zıt anlamlı kelimeler, Fainted kelime anlamı
Unpainted : Boyasız. Boyanmamış.
Unfinished : Yarım kalmış. Terbiye edilmemiş. İşlenmemiş. Noksan. Cilasız. Tamamlanmamış. Kaba. Bitmemiş. Bitirilmemiş. Yarım.
Fainted antonyms : unbordered.

Bu kısımda Fainted kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fainted ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fainted anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fainted ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.