Heeling türkçesi Heeling nedir

  • Bir geminin rüzgardan eğilmesi (denizcilik).
  • Yana yatma.
  • Bayılma.
  • Yalpa.

Heeling ingilizcede ne demek, Heeling nerede nasıl kullanılır?

Heelings : Bir geminin rüzgardan eğilmesi (denizcilik). Yana yatma. Yalpa. Bayılma.

Enwheeling : Etrafında dolaşma. Etki alanına girme. Kuşatma. Devretme. Dönme. Döngüye girme. Etrafını çevirme.

Free wheeling clutch : Tekyönlü kavrama. Serbest tekerlek kilidi. Aynı eksen üzerinde iç içe dönen iki parça arasında devinimi tek yönde ileten kavrama.

Freewheeling : Serbest gidiş. Serbest. Dikkatsiz. Kayıtsız. Vurdumduymaz. Tasasız. Kaygısız. Pervasız. Düşüncesiz.

Wheeling : Yön değiştirme. Dönme hareketi. Yuvarlanmak. Çark etmek. Pedal çevirmek. El arabasıyla götürmek. Batı virginia eyaletinde şehir. Dönmek. Missouri eyaletinde şehir. Araba ile götürmek.

Heel and toe : Küçük adımlarla yürüme. Topuk-burun. Her adımda, önce topuğu sonra ayak ucunu yere değdirme kuralına bağlı olarak koşma kuşkusu uyandırmayan yürüyüş yöntemi. Yavaş yürüme.

Heel bone : Topuk kemiği. Dokuz ayak bileği kemiklerinden en büyük olanı.

Wheelies : Bisiklet veya motosikletin ön tekerleği kaldırılarak yapılan gösteri. Bisiklet veya motorsikletin ön tekerleklerini kaldırarak yapılan gösteri.

Scheelite : Şelit. Kalsiyum tungstat. Dörtgen şeklinde kristaller olarak biçimlenen sarımsı beyaz mineral (jeoloji).

 

Sheelite : Şelit. Mineral. (cawo4; metalimsi olmayan parıltı, ak, sarı, kahverengi, yeşil; çizgi ak; sertlik 4.5-5. özgül ağırlık 5.9-6.1; kareprizma. önemli volfram filizi.).

İngilizce Heeling Türkçe anlamı, Heeling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Heeling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Impression : Damga. Fikir. Nüsha. Tesir. İntiba. Olgusal durumlara ilişkin işlenmemiş ipuçları ya da henüz çözümlenerek bilgiye dönüştürülmemiş seziler. İzlenim. İz. Basım. Kanı.

Gimbal : Kardan. Yalpa çemberi. Kardana bindirmek. Çapraz mafsallı yatak. Dengeleme halkası.

Expectation : Ekonomi, fizik alanlarında kullanılır. İntizar. Beklenti. Olasılık. Bekleme. Mirasa konma beklentisi. Umma. Beklenilme. Deneysel verilerden ve hesaplardan belirli bir sonucu bekleme. Umut.

Thought : Görüş. Olay, durum ve nesneler üzerinde çözümleyici ve bireştirici işlemlerde bulunmaya olanak sağlayan kavrama ve açıklama yetisi. Kanı. Düşünce. Düşünme. Fikir. Tasavvur. Düşün. Tefekkür.

Humbleness : Tevazu. Alçak gönüllülük. Alçakgönüllülük.

Presence : Duruş. Buradalık. Orada bulunma. Yüksek frekansları düzenleyerek sesin canlılığını denetleyen bir çeşit frekans düzenleyici devre. Varoluş. Bulunuş. Hazır bulunma. Bulunma. Huzur. Protokol görevlileri.

Hunch : Kamburlaştırmak. Eğmek. Eğilme. Önsezi. Bükmek. Kambur. Topak. Omuzlamak. Hissikablelvuku. Çömelmek.

Listings : Fiyat koyma. Maddeleme. Kaydetme. Liste. Ambalaj listesi. Listeleme. Kote etme. Kayıt.

 

Twinge : Üzüntü. Azap. Sancımak. Sancılandırmak. Sancılanmak. Sancı. Birden saplanan şiddetli sancı. Birdenbire sancılanmak. Sızı. Birdenbire sancı vermek.

Warmheartedness : Cana yakınlık. Anlayışlılık. Sıcak kalplilik. Sıcakkanlılık. İyi kalplilik. Dostça olma durumu. Sevgi dolu olma. Yüreği sıcaklık. Sempatiklik. Sevimli ve hoş olma durumu.

Heeling synonyms : pleasance, philia, first blush, affectionateness, despair, passionateness, stab, faint, humor, tilting, fainters, intuition, effect, sentiment, faints, warmness, precession, ungratefulness, rhapsody, happiness, suspicion, fading, sadness, devastation, affect, heart, slanting, listing, amazement, soul, liking, rollings, humour.

Heeling zıt anlamlı kelimeler, Heeling kelime anlamı

Gratitude : Gönül borcu. Değerbilirlik. Memnuniyet. Şükran. Minnet. Şükür. Kadirşinaslık. Minnettarlık. İyilikbilirlik.

Pain : Kırmak. Baş belası. Canını yakmak. Eziyet etmek. Acı çekmek. Üzmek. Ağrı. Acı. Kalbini kırmak. Sızı.

Liking : İlgi. Beğenme. Zevk. Meyil. Sempati. Düşkünlük. Sevme. Beğeni. Alaka. Hoşlanma.

Heeling antonyms : agitation, ingratitude, concern, gravity, sadness, despair, calmness, hope, humility, pleasure, dislike, pride, levity, happiness, fear, wholesale, retail.