Impression türkçesi Impression nedir

  • İz.
  • İntiba.
  • Fikir.
  • Kanı.
  • Tabetme.
  • Etki.
  • Tesir.
  • Taklit.
  • Baskı.
  • İzlenim.
  • Nüsha.
  • Olgusal durumlara ilişkin işlenmemiş ipuçları ya da henüz çözümlenerek bilgiye dönüştürülmemiş seziler.
  • Belirti.
  • Damga.
  • Basım.

Impression ile ilgili cümleler

English: Ali gave the impression that he wasn't happy.
Turkish: Ali mutlu olmadığı izlenimini verdi.

English: Ali certainly gives the impression that he doesn't know what he's doing.
Turkish: Ali kesinlikle onun ne yaptığını bilmediği izlenimini verir.

English: Do you want to know my first impression of Ali?
Turkish: Ali hakkındaki ilk izlenimimi bilmek ister misin?

English: Ali certainly gave the impression that he wasn't planning on being there tomorrow.
Turkish: Ali kesinlikle yarın orada olmayı planlamadığı izlenimini verdi.

English: Do you get the impression that all of our politicians are too old?
Turkish: Bizim politikacılarımızın hepsinin çok yaşlı oldukları izlenimine katılıyor musun?

Impression ingilizcede ne demek, Impression nerede nasıl kullanılır?

Impression fracture : İmpresyon kırığı. Çökme kırığı. Kafatası ve leğen kemiklerinde görülen içe doğru çökme kırığı, impresyon kırığı, enfonsement kırık. Enfonsement kırık.

Do an impression of somebody : Taklit etmek.

 

I have the impression that : İzlenime kapıldım. Bana öyle geliyor ki.

Make a good impression on : İyi etki bırakmak.

A lasting impression : Derin bir iz. Büyük bir etki.

As a first impression : İlk izlenim olarak.

Favorable impression : Olumlu izlenim.

Get the impression : İzlenimine kapılmak. İzlenim edinmek. Hissine kapılmak.

General impression : Genel izlenim.

Be under the impression : -sı düşüncesinde olmak. İzlenimine kapılmak. -sı fikrinde olmak. -nı hissetmek. -sı izlenimi edinmek.

İngilizce Impression Türkçe anlamı, Impression eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Impression ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Odour : İtibar. Koku. Saygınlık. Şöhret.

Dummy : Kukla. Taklit şey. Isırma emziği. Manken. Kitapsı. Vücut çalımı. Aptal. Model. Diş kaşıma halkası. Şat.

Denotement : İşaret. Gösterge. Emare.

Fake : Ayak yapmak. Sahte. Sahtekar. Takınmak. Numara yapmak. Aldatma. Aldatıcı. Sağ gösterip sol vurmak. Vurmak.

Duresses : Tazyik. Gözdağı. İcbar. Zorlama. Şantaj. Hapis. Cebir. Tehdit. Tutuklama.

Aura : Ruh. Koku. Bir şeyin yaydığı koku. Gizemli ortam. Atmosfer. Migren ve epilepsi vakalarında görülen ve duyuları etkileyen belirti. Buhar. Sıcak basması. Hale.

Beliefs : İnanç. Güven. Düşünce. İtikat. İtimat. İnanma. İnanış. İman.

Auspicate : Emare. Başarı ve iyi şans getirmesi için belirlenmiş törenle başlamak. Haberci. Başlamak. İşaret.

Dummies : Manken. Yalancı meme (argo terim). Taklit şey. Trafik ışıkları. Aptal. Kukla. Hayali oyuncu (iskambil).

Hunch : Çömelmek. Eğilme. Önsezi. Eğmek. Bükmek. Hissikablelvuku. Topak. Omuzlamak. Kamburlaştırmak. Kambur.

 

Impression synonyms : visual aspect, first blush, feeling, duress, seemingness, earmarks, clue, constraint, cachets, coercion, falser, concept, dinting, figure, clouts, act upon, impacting, conceptions, affectations, blemishing, printings, dittoes, conclusions, printing, cancellation, dittos, copying, cogitations, advice, cue, blemish, assessment, suspicion.

Impression ingilizce tanımı, definition of Impression

Impression kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of impressing, or the state of being impressed. The communication of a stamp, mold, style, or character, by external force or by influence.