Wet türkçesi Wet nedir

  • Kurumamış boya.
  • İşemek.
  • Islatmak.
  • Islak.
  • Martavalcı.
  • -e işemek.
  • Yağmurlu hava.
  • İsteksiz kimse.
  • Islamak.
  • Yaş.
  • Islaklık.
  • İçki yasağı karşıtı.
  • Nem.
  • İçki.
  • Rutubet.
  • Yağmur.
  • Yağmurlu.
  • Islanmak.

Wet ile ilgili cümleler

English: Ali removed his wet socks.
Turkish: Ali ıslak çoraplarını çıkardı.

English: Ali is still wet behind the ears.
Turkish: Ali hâlâ çaylak.

English: Ali wrung the water out of his wet swimsuit.
Turkish: Ali ıslak mayosunun suyunu sıktı.

English: Ali got wet to the skin and caught cold.
Turkish: Ali sırılsıklam oldu ve üşüttü.

English: Ali hung the three pairs of wet jeans on the clothesline.
Turkish: Ali çamaşır ipine üç çift ıslak kot astı.

Wet ingilizcede ne demek, Wet nerede nasıl kullanılır?

Wet agriculture : Sulu tarım. Sulama teknikleri kullanılarak yapılan tarım.

Wet air pump : Yaş hava pompası.

Wet analysis : Islak çözümleme. Islak analiz. Yaş analiz. Yaş çözümleme.

Wet bargain : Islak pazarlık. Birlikte içki içen taraflar arasında yapılan pazarlık. Sulu pazarlık.

Wet behind the ears : Deneyimsiz. Acemi çaylak. Acemi. Naif. Yeni başlamış. Toy olmak. Masum. Ağzı süt kokmak. Toy. Dünkü çocuk olmak.

Wet cell : Sıvı pil. Yaş pil.

Wet belly disease : Islak karın hastalığı. Rasyonda yüksek enerjili ve yüksek kalsiyum/fosfor oranlı rasyonların neden olduğu böbreklerde taş oluşumu ve damla damla idrar yapmayla belirgin olan, daha çok erkek vizonlarda görülen bir hastalık.

 

Wet bulging : Anaerob basiller tarafından meydana getirilen, etin daha çok jel kısımlarının erimesiyle ve çok az gaz oluşumuyla belirgin bakteriyel bombaj biçimi. Islak bombaj.

Wet bulb temparature : Yaş sıcaklık.

Wet canteen : Sulu dükkan. Islak dükkan. Alkollü içki satan çerezci.

İngilizce Wet Türkçe anlamı, Wet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

New : Patlayıcı kullanılmadan yapılan savaş. Görülmemiş. Taze. Savaş silahı olarak kullanılan biyolojik ve veya veya tüksek teknoloji ürünü virüsler. Turfanda. Keşfedilmemiş. Gıcır. Yeni tarihli. Acemi.

Sloppiness : Çamurluluk. Dikkatsizlik. Kılıksızlık. Şapşallık. Eğimlilik. Pasaklılık. Komik derecede hassaslık.

Hooch : Alkollü içecek. Ev yapımı hücre şarabı. Alkollü içki.

Showery : Ara sıra yağmur yağan.

Steamy : Şehvet dolu. Şehvetli. Buğulu. Buharlı. Buharla dolu.

Piddle : Çiş. Hafife almak. Bayağı. Çiş yapmak. Ehemmiyetsiz. Oyalanmak. Önemsiz işlerle uğraşmak. Sidik.

Sops : Suya bandırmak. Sırılsıklam etmek. Tirit. Yemeğin suyuna banmak. Banmak. Bandırmak. Sırılsıklam olmak. Tamamen ıslatmak.

Rheumy : Nemli. Çapaklı. Rutubetli.

Wettest : Sulu. İçkinin serbest olduğu. Hatalı. En nemli. Yağışlı. Nemli. İsteksiz.

Storytellers : Anlatımcı. Hikaye anlatıcısı. Hikaye anlatan kimse. Palavracı. Hikaye anlatıcı. Masalcı. Öykücü. Hikayeci.

 

Wet synonyms : irrigate, undried, danker, damped, hooches, dampest, squashy, barraged, wets, slipshodness, booze, water, besprent, moistness, moistens, dampness, soppiest, sloppy, dank, moisten, bathe, drippy, dampens, age, rawness, juice, barrage, piddles, piddled, douses, dankness, daggle, moistures.

Wet zıt anlamlı kelimeler, Wet kelime anlamı

Dry : Kurumak. İçki karşıtı. Kart. Sek. Kakırdamak. Kurutmak. Sıkıcı. Kurumuş. Susamış. Kurak.

Dryness : Nemsizlik. Hayal gücü eksikliği. Kuruluk. Kuraklık. Kuru oluş. Yavanlık. Monotonluk.

Wet ingilizce tanımı, definition of Wet

Wet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Moist. Soaked with a liquid. Having water or other liquid upon the surface. As, to wet a sponge. A wet table. Containing, or consisting of, water or other liquid. A wet cloth. Water or wetness. To fill or moisten with water or other liquid. To wet cloth. To sprinkle. As, wet land. Moisture or humidity in considerable degree. To wet the hands. To dip or soak in a liquid. To cause to have water or other fluid adherent to the surface.