Siliqua türkçesi Siliqua nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Silikva.
  • İki karpelden oluşan, boyu eninin üç katından daha fazla olan açılan kuru meyve.

Siliqua ingilizcede ne demek, Siliqua nerede nasıl kullanılır?

Silique : Silikva. Hardal ailesinden bitkilerin uzun iki kabuklu tohum kabuğunun özelliğinin tipi (botanik terimi). İki karpelden oluşan, boyu eninin üç katından daha fazla olan açılan kuru meyve.

Siliquose : (botanik) hardal ailesinden bitkilerin uzun iki kabuklu tohum veren. Uzun dar tohum kabuğuna benzeyen. Silikuoz. Hardal ailesinden bitkilerin uzun iki kabuklu tohum kabuğunun özelliğine benzeyen. Uzun dar tohum kabukları (hardal ailesinden bitkilerin özelliği).

Siliquous : Uzun dar tohum kabukları (hardal ailesinden bitkilerin özelliği). Hardal ailesinden bitkilerin uzun iki kabuklu tohum kabuğunun özelliğine benzeyen. Uzun dar tohum kabuğuna benzeyen. (botanik) hardal ailesinden bitkilerin uzun iki kabuklu tohum veren.

Silica : Silis. Silika. Taşların yapısında bulunan bir madde. pirinç kabuklarında bulunan ve sindirilemeyen bir element.

Silica gel : Silis jölesi. Silis jeli. Silika peltesi. Kolon ve ince tabaka kromatografisinde iyonik olmayan organik maddeleri ayırmak için kullanılan adsorbant bir madde. silikagel. Silis peltesi. Silikajel. Silika jeli.

Silicas : Kum çakmaktaşı kuvars gibi silisyumun oksijenli bilişimlerine verilen ad. Çakmaktaşı. Silika. Kuvars gibi silisyumun oksijenli bilişimlerine verilen ad. Silis. Kum. Silisyum dioksit.

 

Silicate : Silikat. Silisik asit tuzu. Silisik asitten türeyen tuz.

Siliceous calculi : Geviş getirenlerin böbrek ve idrar yollarında oluşan sert, beyazdan koyu esmere değişen renkte, tabakalı ve çapı bir santimetre’yi aşmayan ve idrar yollarındaki tıkanmanın en önemli nedeni olarak değerlendirilen sert taş benzeri yapılar. Silika taşları.

Siliceous : Silisyumlu. Silisiyöz. Silisli. Silica içeren.

Silicagel : Silika peltesi. Siq2; uygun etkinleştirme yöntemleriyle iyi bir yüze tutucu olarak görev yapan ve özellikle gazlardaki nemi almak için kullanılan, pelte olarak çöktürülmüş, gözenekli silis.

İngilizce Siliqua Türkçe anlamı, Siliqua eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Siliqua ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

 

Aardvarks : Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Yer domuzu. Yerdomuzu. Borudişli.

Silique : Hardal ailesinden bitkilerin uzun iki kabuklu tohum kabuğunun özelliğinin tipi (botanik terimi).

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam.

Siliqua synonyms : a cells, abambulacral area, a cell, acacia, a chromosome, abo blood groups system, abiotic factor, silicle, capsule.

Siliqua ingilizce tanımı, definition of Siliqua

Siliqua kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as Silique.