Siree türkçesi Siree nedir

  • (gayrı resmi) efendi (evet veya hayır' kelimelerinden sonra evet efendim olarak söylenmesi için kullanılan terim).

Siree ingilizcede ne demek, Siree nerede nasıl kullanılır?

Sire : Babası olmak. Bir hayvanın babası. Baba. Majesteleri. Efendim. Peder. Özellikle dört ayaklı hayvanlar için kullanılan, bir hayvanın ebeveynlerinden erkek olanına verilen ad. Efendimiz. Baba olmak.

Sired : Babası olmak.

Sireless : Yetim. Erkek ebeveyni olmayan. Babasız.

Siren : Büyüleyici güzellikte bir kadın. Denizkızı. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Çekici ve tehlikeli kadın. Deniz kızı. Canavar düdüğü. Alarm. Siren. Büyüleyici kadın. Baştan çıkarıcı kadın.

Siren suit : Tulum.

Be sired by : Soyundan gelmek. Çocuğu olmak.

Sirenomelia : İki bacağın birleşmesiyle belirgin yapılış bozukluğu. sadece insanlarda rastlanan yapılış bozukluğu olup idrar torbası ve üreme organları bulunmaz. Sirenomeli.

A streetcar named desire : Arzu tramvayı. Tennessee williams'ın oyunu. Oyundan uyarlanan ve merhum marlon brando'nun rol aldığı film.

Sirenia : Deniz inekleri.

Sirens : Siren. Büyüleyici kadın. Baştan çıkarıcı kadın. Semender. Deniz kızı. İki yaşamlılar (amphibia) sınıfının, kuyruklu iki yaşamlılar (urodela) takımından, hem solungaçları hem de akciğerleri olan, art bacakları olmayan türlere sahip bir familya. Denizkızı semendergiller.

 

İngilizce Siree Türkçe anlamı, Siree eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Siree ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Father : Babalık etmek. Atfetmek. Kurucu. Peder. Çocuk yapmak. Papaz. Babalık yapmak. Baba olmak. Yaratıcı. Baba.

Fling : Devirmek. Hızla atmak. Fırlatmak. Fırlatma. Atılmak. Düşünmek. Yıkmak. Yaymak. Atış. Fırlatıp atmak.

Get : Yalanını çıkarmak. Yapmak. Getirmek. Ulaşmak. Kavramak. İlgilenmek. Bakmak. Olmak. Uymak. Canına okumak.

Bring forth : Ürün vermek. Getirmek. Neden olmak. Meydana getirmek. Sebep olmak. Vermek. Doğurmak. Hasıl etmek.

Self indulgence : Kendi zevk ve rahatına düşkünlük. Kendi kendini şımartma. Zevk-ü safa. Kendine düşkünlük. Rahatına düşkünlük. Vurdumduymazlık.

Generate : Oluşturmak. Üretmek. Var etmek. Yol açmak. Meydana getirmek. Doğurmak. Yavrulamak. Dünyaya getirmek. Çizmek.

Intemperance : Ölçüsüzlük. Sertlik. İfrat. İntemperans. Taşkınlık. Aşırılık. İçkiye düşkünlük.

Beget : Vücuda getirmek. Yol açmak. Peyda etmek. Baba olmak. Peydahlamak. Yaratmak. Sebep olmak. Babası olmak. Neden olmak.

Make : Kazanç. Kapatmak (devreyi). Marka. Düzeltmek. Erişmek. Yaratmak. Hazırlamak. Düdüklemek. Çeşit. Zorlamak.

Intemperateness : Aşırılık. Kontrolsüzlük. Oburluk. Ölçüsüzlük. Öz kontrolsüzlük (konuşma veya hareketlerde). Ayarsızlık. İtidalsizlik.

Siree synonyms : spending spree, mother, create, engender.

Siree zıt anlamlı kelimeler, Siree kelime anlamı

Descendant : Neslinden olan. Torun. Döl. İn soyundan gelen kimse. -in soyundan gelen kimse. Neslinden olan kişi. Birinin soyundan gelen kimse. Oğul. Düşen şey. Soyundan gelen kimse.

Noblewoman : Soylu kadın. Asilzade. Soylu.

Lady : Hatun. Bayan. Sevilen kadın. Hanım. Kadın. Eş. Leydi. Hanımefendi. Sevgili.