Siye nedir, Siye ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Sana : Siye söylüyorum.
Başparmakla işaret parmağı arasındaki uzunluk.
Siye ile ilgili Atasözü veya Deyim
eceli gelen (veya yaklaşan) köpek cami (veya mescit) duvarına (veya avlusuna) siyer (veya işer) : herkesin üzerine titrediği, kutsal saydığı şeyi kötüleyen, bozan kimse mutlaka kötü bir sonuçla karşılaşır anlamında kullanılan bir söz.
siyem siyem ağlamak : hafif hafif, ince ince, durmadan gözyaşı dökmek.
siyem siyem yağmak : yağmur, kar ince ince yağmak.
Siye anlamı, tanımı
Siye etmek : Kayığı kürekle geriye götürmek
Siyec : Tarla ve bağ çevresine çekilen çalı ve benzerleri çit.
Siyece : Sırnaşık. Kurnaz, sinsi.
Siyecek etmek : Topluca bir kişiyle eğlenmek : Yeter artık beni siyecek ettiniz.
Siyecen : Kurnaz, sessizce iş yapan, sinsi. [Bakınız: siğecen].
Siyeç : 1.Tarla ve bağ çevresine çekilen çalı ve benzerleri çit. 2.Bahçe ve bağ çevresine dikilen söğüt, kavak gibi meyvesiz ağaçlar. Fes üstüne takılan altın dizisi. Alıcı, istekli. Kara ve ufak taneli erik. Bahçe, tarla çevresine çakılan çit. Toprak damların üstündeki çıkıntıların ve bahçe duvarlarının çamurla sıvanmış hâli (Çayağzı). Çit.
Siyek atardamarı : [Bakınız: üretra atardamarı].
Siyeklemek : Gürbüz, damızlık hayvan analık çağı gelmemiş küçük hayvanı aşmak.
Siyeklenmek : Hayvanlar sineklerden korunmak için kafa, kulak ve kuyruk sallamak.
Siyekli : Hayvanın cinsel organlarına yakın yerden kesilen kısa, sarı, kötü kokulu tüyler : Bu yün hep siyekli bundan iyi keçe olmaz. Manisa şehri, Osmancalı bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Siyel : Etli patlıcan tavası.
Siyele : Ketentohumu.
Siyelek : Ketentohumu.
Siyelmek : Saklanmak.
Siyem : Başparmakla gösterme parmağı arasındaki uzaklık (el gergin durumdayken).
Siyemek : Hayvan işemek, sidiklemek.
Siyen : Kötü kokulu, sulu çamur.
Siyen siyen : Yavaş yavaş, ince ince (yağmur yağmak, su, gözyaşı ve benzerleri akmak için).
Siyence : Kurnaz, sessizce iş yapan, sinsi.
Siyenç : Tarla ve bağ çevresine çekilen çalı ve benzerleri çit.
Siyenlemek : Tembel tembel gezmek. Yağmur ince, hafif yağmak.
Siyerci : Hükümdar sarayında, Peygamber ve yanındakilerin yaşamından, o dönemdeki müslümanların fetihlerinden söz etmekten ve anlatmaktan sorumlu olan sanatçı.
Siyerkemiği : Omurga.
Siyermek : Seğirmek.
Siyes : Kaplıcaya benzeyen, hayvan yemi olarak kullanılan bir çeşit tahıl. Uyuşuk.
Siyeset : Arapça kökenli siyâset: siyaset.
Siyeş : Dikenlik.
Siyez : Kaplıcaya benzeyen, hayvan yemi olarak kullanılan bir çeşit tahıl. 1.Biçimsiz, sevimsiz, çirkin (insan ve hayvan için). 2.Uyuşuk.
Siyek : Sidik torbasından başlayarak dışarıya kadar uzanan sidik yolunun son bölümü, üretra.
Siyem siyem : Siyim siyim.
Siyenit : Kuvarssız granit, ortoklaz, mika, hornblentten oluşan platonik kayaç.
Siyer : Hz. Muhammed'in hayatını anlatan kitap.
Diğer dillerde Siyasi risk anlamı nedir?
İngilizce'de Siyasi risk ne demek ? : political risk, country risk, sovereignty risk

Bu kısımda Siye nedir? Siye ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Siye tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Siye hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.