Slakers türkçesi Slakers nedir

  • Kireç söndürücü.

Slakers ingilizcede ne demek, Slakers nerede nasıl kullanılır?

Slaker : Kireç söndürücü.

Slake lime : Sönmüş kireç. Kireç söndürmek.

Slake : Gidermek (susuzluk vb.). (susuzluğunu) gidermek. Söndürmek. Gevşetmek. (kireci) söndürmek. Yatıştırmak. Dindirmek. Gidermek (susuzluk vb). Söndürmek (kireç). Dindirmek (susuzluk).

Slaked : Suyla karıştırılmış (limonla alakalı). Su ile karışmış. Sönmüş (kireç).

Slaked lime : Kireçkaymağı. Sönmüş kireç. Kalsiyum hidroksit. Ca(oh)2 kalsiyum hidroksit; kirece su katarak elde edilen ak özdek.

Slakes : Dindirmek. Yatıştırmak. Gevşetmek. (kireci) söndürmek. (susuzluğunu) gidermek. Gidermek (susuzluk vb). Dindirmek (susuzluk). Gidermek (susuzluk vb.). Söndürmek (kireç). Dindirmek (susuzluğu).

Slabber : Nemli. Kalın dilimleyici. Ağızından tükürük damlatmak. Dikkatsizce döküp saçmak (bir içecek veya yemeği). Ağzının suyu akmak. Salya. Tükürükle ıslatmak.

Slaking : Su katımı. Söndürmek (kireç). Sulanma. Ufalama. Gidermek (susuzluk vb.).

Slab : Yaprak haline getirmek. Kalın tabaka. Levhalar haline getirmek. Beysbolde vuruş. Büyük yassı taş. Beton yol (amerikan ingilizcesi). Tabla (masaya ait). Levha yapmak. Kalın dilim. Levha.

Slakable : Tatmin ederek giderilebilir.

 

İngilizce Slakers Türkçe anlamı, Slakers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slakers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Thraldom : Kölelik. Bağımlılık. Esaret.

Serfdom : İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kölelik. Serflik. Toprak köleliği. Derebeylikte serfin sosyo-ekonomik konumunu. Derebeylik dönemi toplumsal sınıf yapısı içinde toprağı işlemekle yükümlü , toprağı bırakması yasaklanmış bireylerden oluşan sınıf.

Thrall : Kölelik. Köle. Esir.

Vassalage : Tımar. Zeamet. Derebeylik sistemi. Vasallık. Feodal sistemde toprak sahiplerinin yurtluk karşılığında, silahlı adamlarıyla askeri gücünü kendilerinden daha büyük ve daha güçlü toprak sahiplerinin hizmetine verdiği, zamanla babadan oğula geçerek bir tür tımara dönüşen düzen. Derebeylik jüyesi. Vasallar. Kulluk.

Bondage : Görev mükellefiyeti. Bağımlılık. Esirlik. Kölelik. İşe bağlılık. Serflik. Esaret.

Subjection : Bir baskın öğe, durum ya da koşula bağlı olarak bir alt konumda bulunma ya da bir alt düzeyi oluşturma durumu, bk. baskınlık. Tabi olma. Tabi kılma. İtaat. Bağımlılık. Buyruğu altına alma. Hükmü altına alma. Boyun eğme. Uyrukluk. Özgürlükten yoksunluk.

Subjugation : Boyun eğdirme. Fetih. Tabi kılma. Zapt etme. Zaptetme. Bir yeri kontrol altına alma.

Servitude : İrtifak hakkı. Ağır ceza. Esaret. Hizmet. Bağımlılık. Kulluk. Kölelik. Hizmetkarlık. İş mahkumiyeti.

Serfhood : Derebeylik sistemi. Bir kölenin durumu. Kölelik. Serflik. Vasallık.

Shaker : Karıştırıcı. Amerika'da bir tarikatın üyesi. Kalbur. Tuzluk. Biberlik. Çalkalama kabı. Çalkalayıcı. Kokteyl karıştırma kabı. Hazırlanan deney tüplerinin bir süre için belli bir hızda çalkalanmasını sağlayan cihaz.

 

Slakers synonyms : bonded labor, united society of believers in christ's second appearing, religious sect, sect, religious order, slaker, thralldom.

Slakers zıt anlamlı kelimeler, Slakers kelime anlamı

Clothed : Giydirilmiş. Giysi sağlamak. Giyinmiş. Zenginleştirmek. Giydirmek. Renklendirmek. Kaplamak. Sarmak. Güzel bir dille anlatmak. Bürümek.

Unmitigated : Tam anlamıyla. Dinmeyen. Azalmamış. Hafiflememiş. Katıksız. Daniska. Tam. Hafiflemeyen.