Bondage türkçesi Bondage nedir

Bondage ingilizcede ne demek, Bondage nerede nasıl kullanılır?

In the bondage of vice : Kötü alışkanlığı olan. Bağımlı. Bağımlılığı olan.

Land of bondage : Köleliğin olduğu yer. Esaret ülkesi.

Bondages : Görev mükellefiyeti. Esaret. Serflik. Kölelik. İşe bağlılık. Esirlik. Bağımlılık.

Vagabondage : Haytalık. Aylaklık. Avarelik. Derbederlik. Serseriler. Serserilik.

Bondable : İliştirilebilir. Bonoya yatırılabilir. Hisse senedine konulabilir. Bağlanabilir. Bonoya çevrilebilir.

Bond fund : Tahvil fonu. Borç belgiti satışlarından elde edilen paralardan oluşan birikim. Borç belgiti ayırcası. Tahvil sağlanan paraların oluşturduğu fon. Tahvil sermayesi.

Bond debenture : Devletin, belediyelerin ve ortaklıkların para sağlamak ve benzeri ekonomik amaçlarla belirli bir sürenin bitiminde ödenmek ve her yıl ödenecek belirli üremi alacaklılarına verilmek koşulu ile çıkardığı borç belgiti. Devlet ve ortaklıklar borç belgiti.

Abondaned debts : Batkınlık sözleşmesi ya da uzlaşma yoluyla alımından vazgeçilen alacaklar. Atılan alacaklar.

Bond certificate : Muvakkat tahvil. Basımı henüz yapılmamış borç belgitlerine karşılık taşıyanlarına verilen geçici belgit. Geçici borç belgiti. Geçici tahvil. Geçici tahvil belgesi.

 

Bond angle : Bağ açısı. Bir özdeği oluşturan bağlar arasında, aynı öğecikten çıkan bir çiftin yaptığı açı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

İngilizce Bondage Türkçe anlamı, Bondage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bondage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enthrallments : Büyülenme. Kendine bağlama. Büyüleme.

Slaveries : Halayıklık. Angarya. Esir tutma. Kulluk. Ağır iş. Kölelik düzeni.

Dependance : Tabiiyet. Bağlı olma. Dayanma. Asılma. Güven. Başkasının sırtından yaşama. İlişki. Bağlılık. Sarkma.

Interdependence : Dayanışma. Karşılıklı bağımlılık. Bağımlaşıklık. Birbirine bağlılık. Karşılıklı dayanışma. Birbirine muhtaç olma. Birbirine bağlı olma. Bağlılık.

Peonages : Kulluk. Borcunu ödeyene kadar borcun alacaklısı için çalışma durumu.

Dependency : Bağlı olma. Olaylar ya da değişkenler arasında, birindeki değişmelere bağlı olarak ötekinin de değişmesini içeren bağlaşı. Tabi olma. Bağıllık. Bir kişi, toplumsal küme ya da toplumun siyasal, ekonomik, ekinsel vb. bakımlardan başka kişi, küme ya da toplumların güdüm ve yönetimi altına girmesi durumu. Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Sömürge.

Fixation : Fiksasyon. Güçlü ve sağlıksız tutku. Takma. Saplantı. Saplanma. Tesbit. Biyoloji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Fiksaj. Tespit. Saptama.

Subjugation : Tabi kılma. Zapt etme. Boyun eğdirme. Fetih. Zaptetme. Bir yeri kontrol altına alma.

 

Bondservice : Ödeme yapılmadan hizmet verdirilmesi. Bağlı hizmetçilik.

Bondage synonyms : sexual practice, sex activity, serfage, dependencies, bondages, thralldom, captivity, serfhoods, serfages, fixations, serfhood, peonage, habits, indulgence, sexual activity, enslavement, captivities, slavery, mancipation, serfdom, enthrallment, addiction, peonism, indulgences, enthralment, helotry, subjection, boundedness, thraldom, enslavements, addictions, servitude, serf.

Bondage ingilizce tanımı, definition of Bondage

Bondage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Restraint of personal liberty by compulsion. Slavery. Condition of being under restraint. Captivity. Involuntary servitude. The state of being bound.