Solubilities türkçesi Solubilities nedir

  • Solübilite.
  • Eriyebilir olma durumu.
  • Çözünebilirlik.
  • Çözünürlük.
  • Çözünür olma niteliği özelliği.
  • Çözülebilirlik.
  • Erirlik.
  • Çözünür olma durumu.
  • Eriyebilirlik.
  • Bir çözeltide çözünebilen madde miktarı.

Solubilities ingilizcede ne demek, Solubilities nerede nasıl kullanılır?

Insolubilities : Çözümsüzlük. Çözülmezlik. Erimezlik. İçinden çıkılmazlık. Erimez olma durumu. Çözünmezlik. Umarsızlık.

Solubility : Çözünebilirlik. Çözünür olma durumu. Bir maddenin çözelti oluşturma kapasitesi. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Katı, sıvı ya da gaz çözünenin, belirli koşullarda çözücüsü ile tektürel bir çözelti oluşturabilmesinin sınırı. Solübilite. Birim nicelikte çözelti ya da çözgen içinde, belli sıcaklık ve basınçla çözülebilen özdek niceliği. Çözülebilirlik. Erirlik. Eriyebilirlik.

Solubility curve : Çözünürlük eğrisi.

Solubility product : Az çözünerek yükünlerine ayrılmış olan özdeğin yükün derişikliklerinin çarpımı. Çözünürlük çarpımı. Çözünürlük ürünü. Doygun bir çözeltide, çözünen yükünlerinin derişimleri çarpımı. Çözünürlük çarpanı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Dissolubility : Feshetme. Ayrılabilirlik. Çözülebilirlik. Erirlik. Çözünürlük.

 

Indissolubility : Bozulmazlık. Çözünmezlik. Daimilik. Ayrılmazlık. Erimezlik. Süreklilik.

Solubilized : Çözülen. Çözülmüş.

Solubilizing agent : Çözme maddesi.

Insolubility : Çözümsüzlük. Umarsızlık. Çözülmezlik. Erimezlik. Çözünmezlik. Erimez olma durumu. İçinden çıkılmazlık. Katışmazlık.

Solubilization : Çözünürleştirme. Çözme.

İngilizce Solubilities Türkçe anlamı, Solubilities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Solubilities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Solubility : Bir maddenin çözelti oluşturma kapasitesi. Belirli oylum ya da tutardaki bir özgende çözünebilen özdek niceliği. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Fusibility : Eriyebilir olma. Bir maddenin eriyebilir olma derecesi. Erime kabiliyeti. Kaynaşabilirlik. Kaynaşabilir olma.

Resolution : Ayırma gücü. Teklif. Seçme gücü. Bir optik dizgenin, birbirine yakın iki noktayı seçiklikle aktarabildiği en küçük uzaklık. gözün aynı özelliği gösteren niteliği. Bir mikroskobun örnekteki çok yakın iki noktayı birbirinden ayırt edebilme gücü. çözme gücü. Çözüm. Bir kuvveti, istenileni doğrultularda etkiyen en az iki kuvvete ayırma. üstüste binmiş izge doruklarını ayırma. Birbirine komşu iki noktanın ayırt edilebilme gücü. mikroskobik olarak birbirine komşu iki farklı görüntünün ayırt edilebilme duyarlılığı, rezolüsyon. Rezolüsyon. Çözülüm (müzik terimi).

Tractability : Uysallık. Yumuşak başlılık. Boyun eğme. İdare edilebilirlik. Hoşluk. Tatlılık. İtaat. Uygunluk. Elverişlilik.

Dissolvability : Ayrılabilme. Parçalara bölünebilir. Çözünebilme.

Solvability : Ödeyebilirlik. Ödeyebilme. Borcunu ödeyebilme yetisi. Çözünebilir olma durumu.

Dissolubility : Feshetme. Ayrılabilirlik.

Solubilities synonyms : resolvableness, settleability.