Resolution türkçesi Resolution nedir

  • [#karar Kararlılık].
  • Yasa tasarısı.
  • İltihabın iyileşmesi.
  • Azim.
  • Çözüm.
  • Patolojik bir sürecin şiddetinin azalması, hafiflemesi veya kısmen normale dönmesi. yangısal reaksiyonların şiddetinin yavaşlaması veya bir şişkinliğin kaybolması veya yumuşaması gibi. çözünürlük.
  • Teklif.
  • Önerme.
  • Bilgisayar, biyoloji, hukuk, fizik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Önerge.
  • Dokunun iyileşmesi.
  • Azimlilik.
  • Karar.
  • Birbirine komşu iki noktanın ayırt edilebilme gücü. mikroskobik olarak birbirine komşu iki farklı görüntünün ayırt edilebilme duyarlılığı, rezolüsyon.
  • Ayırma duyarlılığı.
  • Rezolüsyon.
  • Seçme gücü.
  • Çözünürlük.
  • Ayırma.
  • Çözünme.
  • Çözülüm (müzik terimi).
  • Bir mikroskobun örnekteki çok yakın iki noktayı birbirinden ayırt edebilme gücü. çözme gücü.
  • Ayırma gücü.
  • Ara kararı.
  • Eritme.
  • Metanet.
  • Bir optik dizgenin, birbirine yakın iki noktayı seçiklikle aktarabildiği en küçük uzaklık. gözün aynı özelliği gösteren niteliği.
  • Ayrışma.
  • Çözülme.
  • Niyet.
  • Bir kuvveti, istenileni doğrultularda etkiyen en az iki kuvvete ayırma. üstüste binmiş izge doruklarını ayırma.
  • Çözme.

Resolution ile ilgili cümleler

English: My New Year's resolution was to lose weight.
Turkish: Yeni yıl kararım zayıflamaktı.

English: The image quality is really bad - the resolution is so low.
Turkish: Görüntü kalitesi gerçekten kötü - çözünürlük çok düşük.

 

English: He made a resolution to write in his diary every day.
Turkish: O her gün günlüğünü yazmaya karar verdi.

English: A watered down compromise resolution is better than none at all.
Turkish: Sulandırılmış bir uzlaşma önergesi hiç yoktan daha iyidir.

English: A resolution to the problem was more difficult than we anticipated.
Turkish: Sorunun çözümü beklediğimizden daha zordu.

Resolution ingilizcede ne demek, Resolution nerede nasıl kullanılır?

Resolution of an indicating device : Gösterge elemanının çözünürlüğü.

Resolution of march 1st : Bir mart tezkeresi.

Address resolution protocol : Adres çözümleme protokolü. Adres çözüm protokolü. Adres çözünürlük protokolü. Adres çifti. Yerel bir alan ağı üzerinden çalışma yerlerine adres sağlayan protokol.

High resolution graphics : Yüksek çözümlemeli grafik. Yüksek kararlı grafik. Yüksek seviyede ayrıntı gösteren grafik. Yüksel çözünürlüklü grafik.

Low resolution bitmap : Düşük çözünürlüklü bit eşlemi.

Un resolution 1701 : Bm güvenlik konseyi kararı 1701. Birleşmiş milletler kararı 1701. İsrail ile hizbullah (hizbullah için israil'e karşı tüm saldırıların durdurulması ve israil için tüm saldırgan askeri harekatları durdurması) arasındaki düşmanlıkların lübnan birliklerinin sevkini takiben derhal sona erdirilmesini. Artan birleşmiş milletler barışı koruma kuvvetlerinin güney lübnan'a konuşlanmasını ve tüm israil birliklerinin bölgeyi boşaltmasını talep eden karar.

 

Address resolution : Adresleme yöntemleri arasında adresleri dönüştürme. Adres çözünümü. Adres çözümleme.

Reverse address resolution protocol : Rarp. Fiziksel bir internet adresinin ıp adresine çevrilmesini sağlayan protokol (ağırlıklı olarak şahsi ıp adreslerini saptamak için sabit disklere ihtiyaç duyan bilgisayarlar tarafından kullanılan). Ters adres çözümleme protokolü. Ters adres çözünürlük protokolü. Tersine adres çözümleme protokolü.

Angular resolution : Açısal çözünüm. Açısal çözünürlük.

Acheson resolution : Acheson kararı.

İngilizce Resolution Türkçe anlamı, Resolution eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Resolution ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Decompositions : Dağılma. Bozulma. Faktörlere ayırma. İnceleme. Dekompozisyon. Ayrıştırma. Çürüklük. Bozuşma. Çürüme.

Assortment : Cins. Çeşit. Tasnif. Mal çeşidi. Türlü çeşitleri içeren bir bütün. Sınıflandırma. Çeşitlilik. Karışım.

Tenacities : Bir işten vazgeçmeme. Sıkı sıkı sarılma. Bir işin arkasını bırakmama. Sebat. Azamet. Yapışkanlık. İnat.

Propositions : Plan. Mesele. İş teklifi. Öneri. Cümle. Uygunsuz teklif. Sav. İfade.

Flatness : Basıklık. Düzlük. Yassılık. Monotonluk. Düzlemsellik. Durgunluk. Kesatlık. Tekdüzelik.

Allocating : Ayırmak. Paylaştırmak. Bölüştürmek.

Bargain : Anlaşmak. Karşılık (pol.). Uyuşmak. Pazarlık etmek. Anlaşma. Teklif (pol.). Değiş tokuş etmek. Kelepir. Uzlaşma.

Attaintment : Vatandaşlık hakkını kaybetme. Mülkiyet haklarını yitirme. İdam hükmü verilmesi üzerine medeni hukukun kaldırılması. Hüküm. Vatandaşlık hakkını kaybetme durumu. Mülkiyet haklarını kaybetme.

Dissolutions : Eritme dağılma. Zeval. Bozma. Fesih. Feshetme. Bozulma. İptal. Sarsılma. Dağılma.

Determinations : Belirtme. Saplantı. Belirleme. Tespit. Saptama.

Resolution synonyms : written document, proffer, proffering, document, firmness, accommodation, premise, determinedness, estimate, separation, decision, obviation, demodulations, disengagement, untieing, plan, militancy, denouements, consistencies, inflexibility, abstractions, disorganisation, determinateness, decisiveness, faith, nerving, fusions, bidding, contemplations, solubilization, remedy, fusing, solubility.

Resolution zıt anlamlı kelimeler, Resolution kelime anlamı

Irresoluteness : İradesizlik. Kararsızlık. Tereddütlü olma. İrade yitimi.

Indecisiveness : Kararsız olma durumu. Kesin olmama. İrade göstermeme durumu. Sonuçsuzluk. Duraksama. Tereddüt etme. İradesizlik. Çekinme. Bir yanıtlayıcının belli bir konuda tutum, kanı ya da görüş belirtmede güçlük çekmesi. Direnmezlik.

Indecision : Tereddüt. Kararsızlık. Tereddüd. Bir yanıtlayıcının belli bir konuda olumlu ya da olumsuz bir tutumunun bulunmaması ya da bir tutum belirtmemesi. Çekimserlik. Duraksama.

Resolution antonyms : preparation.

Resolution ingilizce tanımı, definition of Resolution

Resolution kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act, operation, or process of resolving. Specifically: (a) The act of separating a compound into its elements or component parts. (b) The act of analyzing a complex notion, or solving a vexed question or difficult problem.