Dissolutions türkçesi Dissolutions nedir

Dissolutions ingilizcede ne demek, Dissolutions nerede nasıl kullanılır?

Dissolution of company : Şirketin feshi. Şirketin dağılması. Şirketin infisahı.

Dissolution of the company : Ortaklığın dağılımı. Arıtılan bir ortaklığın ortadan kaldırılması.

Dissolution of the partnership : Batkı, ölüm ya da başka nedenlerle ortaklığın yitirilmesi. Ortaklığın düşmesi.

Dissolution speed : Çözünme hızı. Katı ilaç halinde hazırlanan bir müstahzardan etkin maddenin sıvı ortama geçme hızı.

Dissolution : Yok olma. Çözünme. Zeval. Dissolüsyon. Eritme dağılma. Eritme. Dağılma. Sarsılma. Bozma. Ayrışma.

Dissolute person : Sefih. Bozuk ahlaklı kişi.

Dissolute : Rezil. Sefih. Uçarı. Ahlaksız. Bozuk ahlaklı. Sefahat düşkünü. Çapkın. Kötü. Hovarda.

Dissolutive : Ayrılmaya neden olan. Parçalara ayırıcı. Ayırıcı.

Dissoluteness : Bozuk ahlaklılık. Uçarılık. Çapkınlık. Sefahat. Hovardalık. Ahlaksızlık.

Dissolutely : Ahlaksızca. Ahlaksız bir şekilde. Çapkın bir şekilde. Baştan çıkaran bir şekilde. Uçarı bir halde. Bozulmuş bir şekilde. Uçarı bir şekilde.

İngilizce Dissolutions Türkçe anlamı, Dissolutions eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Dissolutions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Defeasance : Kaldırma. Lağvetme. İptale bağlı ayrıştırma.

Decay : Güçten düşmek. Çürüme. Bozmak. Dağılmak. Sönüm. Çürümek. Eksilmek. Sağlığını kaybetmek. Bozulmak.

Breaking down : Çökme. Ayrılma. Kesim. Yerle bir olma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir filmin kaba kurgusuna hazırlık olarak kesilmesi işi. Çöküş.

Conversion : Bir özdeğin kèndi eşizine dönüştürülmesi. örn. iki şekerden dekstrozun levüloza dönüştürülmesi. Dinsel ya da siyasal bir inancın, bir kanının yerine başka birinin benimsenmesi. bunu yapan kişi. Bir kimyasal tepkimede tepkenlerin tüketilme oranı. Değiştirme. Dönüşüm. Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Çevirme dili. Tahvil. Değişme.

Melting : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Eri. Erime. Ergitme. Hal. Bir katının katı evresinden ısı ve basınç etkisiyle sıvıya dönüşümü. Ergime. Eritici. Isı etkisiyle örüt yapıları çözülen katıların, sıvı evreye geçmeleri olayı ; donmanın tersi.

Dissociation : Kopma. Çözüşüm. Ayırma. Bir özdeciğin parçalara ya da öğeciklerine ayrılması olayı. Çözüşme. Ayrılma. Kişilik çözünmesi sonucu çıkan savunma mekanizması. Aralarında bir bağlaşma olan öğelerin birliğini yitirerek bağımsızlaşması, bk. bağlaşı. Ayrışı. Moleküllerin, çeşitli etkenler nedeniyle geçici olarak daha yalın atom ya da moleküllere bölünmesi.

Jolting : Sarsıla sarsıla gitme. Sarsma.

 

Shakings : Titrek. Sallanan. Titreme. Titretme. Sarsma. Sallanma. Titreyen. Sendeleyen. Sallama.

Abatements : Yürürlükten kaldırma. Fütur. Azaltılma. Azaltma. Boyut ufalması. İndirim. İndirilme. İndirme. Hafifleme. Azalma.

Canceling : İptal etme. İptal ediliyor. İlga etme.

Dissolutions synonyms : natural process, natural action, deadliest, fusion, corruption, elimination, adjustment, deadlier, being shaken, disintegration, cleanups, creepages, defunctness, demerger, annihilation, deliquation, demobilisation, deceases, avoidances, breakdown, dissolution, fluxation, changing, crackup, resolution, breakdowns, flux, crossing out, abolishment, corrupting, demises, evanescence, resolutions.