Breaking down türkçesi Breaking down nedir

Breaking down ile ilgili cümleler

English: They are breaking down the wall.
Turkish: Onlar duvarı yıkıyorlar.

English: He said, "My car is always breaking down."
Turkish: O, "Arabam her zaman bozuluyor." dedi.

Breaking down ingilizcede ne demek, Breaking down nerede nasıl kullanılır?

Breaking : Kıran. Ünlü daralması. Kırma. Yanlarında geniş ünlüleri daraltma etkisi yapan bazı ünsüzlerin etkisi altında geniş ünlülerin a > ı, o > u, e > i, ö > ü biçimindeki daralma olayı. bu olay yazı dilindeki bazı örnekler dışında anadolu ağızlarında yaygındır. çağır- > çığır-, az > ız, yeni > yini, varınca > varıncı, oraya > orıya, beyit > biyit, böyük > büyük, ova > uva, sovan > suvan, telefon > telefun, başla-yor > başlıyor, oyna-yor > oynuyor, sürükle-yor > sürüklüyor vb. Zorla bir binaya girme. Kırılma. Parçalama. Meskene tecavüz. (kuyruk veya sıra) kaynak yapma. Bozma.

Down : Alaşağı etmek. İndirmek. Çabucak içmek. Çökmek. Düşürmek. Yere yıkmak. Boyunca. Yere sermek. Yıkmak.

Breaking and entering : Haneye tecavüz. Ev hırsızlığı.

Breaking away : Kopma.

 

Breaking capacity : Kesme gücü. Kesme yeteneği (şalter vb). Şalterin kesme yeteneği. Kesme kapasitesi. Kesme yeteneği.

Breaking current : Kesme akımı şalter. Kesme akımı. Şalterin kesme akımı.

İngilizce Breaking down Türkçe anlamı, Breaking down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Breaking down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Degenerateness : Dejenere olma. Bozulma. Soysuzluk. Yozlaşma. Ahlaksızlık.

District : İdari olarak ayrı olan bölge veya alan. Bölgelere ayırmak. Bölge. Mahalle. Semt. Nahiye. Bucak. Yöre. Sancak.

Breakaway : Serbest kalan. Kopma. Çekilme. Ani atak. Gruptan kopma.

Cutoffs : İnkıta. Kayıtların kesimi. Kesiliş. Kesme. Limit. Kestirme yol. Sona erme tarihi. Şalter. Durdurma noktası.

Decampment : Sıvışma. Kampı dağıtma. Firar etme.

Cleavages : Bölünme. Yarılma. Göğsün dekolteden görünen kısmı. Göğüs dekoltesi. Çelişki.

Fraction : Kırılma. Bölüngü. Bölüm. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Hizip. Kesir. Bölme. Bayağı kesir. Parça.

Checkouts : Ödeme yeri. Düzeltme. Kasa. Hata ayıklama. Çıkış işlemi. Kontrol. Çıkış. Hata bulma.

Collapse : Yığılmak. Ciğerlerine hava gitmemek. Bozulmak. Yıkılış. Ani düşüş. Çöktürmek. Başarısız olmak. Kollaps.

Facet : Ortak görünü. Taraf. Façeta. Görünüş. Faseta. Tıraş edilmiş elmas yüzü. Traş edilmiş elmas ya da diğer değerli taşların yüzü. Özellik. Tıraş edilmiş değerli taşların yüzü.

Breaking down synonyms : dent, brack, depression, districted, desintegration, blowing up, creepage, checkout, cutting, being split, breaking up, declensions, bedrocks, came apart, bedrock, breakdown, lith, breakups, brachiating, dents, debacle, decadency, breakdowns, anti climax, breakaways, decadence, category, corruptness, descent, abruption, decompositions, faceting, creepages.