Spell türkçesi Spell nedir

  • Belirtmek.
  • Kısa süre.
  • Vardiya.
  • Tılsım.
  • Çekıcilik.
  • Büyülenme.
  • Nöbetini devretmek.
  • Dönem.
  • Büyüleme.
  • Harf harf kodlamak.
  • Nöbet.
  • Sihir.
  • İmlasını yazmak.
  • Sıra.
  • Çalışma sırası.
  • Söylemek.
  • Alımlılık.
  • Hecelemek.
  • Büyülemek.
  • Sökmek.
  • Büyü.
  • Kriz (öksürük vb.).
  • Diye okunmak.
  • Afsun.
  • Kısa mesafe.

Spell ile ilgili cümleler

English: Ali couldn't spell very well.
Turkish: Ali çok iyi heceleyemedi.

English: A cold spell gripped Europe.
Turkish: Bir soğuk hava dalgası Avrupa'yı vurdu.

English: Can you spell it?
Turkish: Bunu heceleyebilir misin?

English: Ali can spell better than Mary.
Turkish: Ali Mary'den daha iyi heceleyebilir.

English: A long spell of rainy weather is harmful to plants.
Turkish: Uzun süreli yağışlı hava bitkiler için kötüdür.

Spell ingilizcede ne demek, Spell nerede nasıl kullanılır?

Spell aid : Yazım düzeltmeni. Yazım yardımı.

Spell backward : Tersten okumak. Ters anlamak.

Spell check : Yazım kılavuzu. Sözcük kontrolü. Yazım denetimi. Bir yazım denetleyicisi kullanarak bir belgenin hatalı yazımlarının bulunması için incelenmesi.

Spell checker : Yazım denetleyicisi. Yazım denetimcisi. Bir belgedeki kelimelerin yazımlarını kontrol ederek yanlışları düzelten yazılım uygulaması veya bilgisayar programı (çoğu word işletim programında bulunmaktadır).

 

Spell checking : Yazım düzeltme. Sözcük kontrolü. Yazım denetimi. Yazım kontrolü. Bir yazım denetleyicisi kullanarak bir belgenin hatalı yazımlarının bulunması için incelenmesi. Kelimelerin doğru yazılıp yazılmadığını kontrol etme. Yazım harf denetleme.

Automatic spell checking : Otomatik yazım denetimi.

Binding spell : Kişinin asıl davranışlarını kısıtlamayı, eylemlerini yok etmeyi, biyolojik ve fizyolojik gereksinmelerini engellemeyi amaçlayan büyü türü. Bağlama büyüsü.

Cast a spell upon : Büyü yapmak.

Spell of ballad : Tılsımlı balad. Konusunu tılsımlı olaylardan alan balad türü. bk. balad, krş. büyülü balad.

Spell dictionary : Yazım sözlüğü.

İngilizce Spell Türkçe anlamı, Spell eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spell ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Glamors : Sahte cazibe. Romantik bir çekicilik. Çekicilik. Cazibe. Çekmek. Alım.

Alignments : Hiza. Gruplaşma. İşbirliği yapma. Hizalanma. Uyuşma. Sıralama.

Captivated : Meftun. Büyüle. Cezbetmek. Çekmek. Büyülenmiş.

Incantations : Büyülü sözler. Sihirli sözler. Sihirli formül.

Charm : Nazarlık. Aklını almak. Korumak. Alım. Korumak (sihirli bir güçle). Albeni. Memnun etmek.

Bouts : Devre. Maç. Gösteri. Boks. Eskrim maç. Müsabaka. Süre. Kriz. Zaman. Müddet.

Failure recovery : Arızayı onarma. Arızadan kurtarma. Aksaklığı giderme.

Paroxysms : Kriz. Feveran. Paroksism. Şiddetli ve ani nöbet. Paroksizm. Galeyan. Ani kriz. Hastalık belirtilerinin aniden artması. Şiddetli nöbet.

Captivate : Esir etmek. Tutsak etmek. Meftun etmek. Cezbetmek. Gönlünü çelmek. Çekmek.

 

Spell synonyms : psychological condition, array, psychological state, turn of work, shift, bout, demounted, apprise, deliver oneself of, medicine, short range, disassembles, deviltry, enthrallments, disjointing, era, syllabicate, arrangement, appealingness, epoch, allured, enthrallment, phylactery, bewitch, bedazzlement, shifts, art, enthralment, enthralling, benches, syllabified, articulate, deviltries.

Spell zıt anlamlı kelimeler, Spell kelime anlamı

Spell antonyms : unspell.

Spell ingilizce tanımı, definition of Spell

Spell kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To relieve. A tale. As, a spell at the pumps. The relief of one person by another in any piece of work or watching. A spelk, or splinter. To take the turn of, at work. Also, a turn at work which is carried on by one person or gang relieving another. To form words with letters, esp. with the proper letters, either orally or in writing. To tell. To supply the place of for a time. A story. A spell at the masthead. To relate. To teach. As, to spell the helmsman.