Captivate türkçesi Captivate nedir

Captivate ile ilgili cümleler

English: You captivated me, dear.
Turkish: Beni büyüledin, aşkım.

English: The child captivates everyone with his sunny smile.
Turkish: Çocuk neşeli gülüşüyle herkesi cezbediyor.

English: He knows how to captivate his audience.
Turkish: Seyircisini nasıl çekeceğini bilir.

English: I was captivated by her beauty.
Turkish: Onun güzelliği tarafından etkilendim.

Captivate ingilizcede ne demek, Captivate nerede nasıl kullanılır?

Captivated : Büyülemek. Meftun. Çekmek. Büyülenmiş. Cezbetmek. Büyüle.

Captivates : Esir etmek. Çekmek. Cezbetmek. Gönlünü çelmek. Tutsak etmek. Meftun etmek. Büyülemek.

Be captivated : Gözleri kamaşmak. Rüzgarına kapılmak. Büyülenmek. Meftun olmak. Afsunlanmak.

Being captivated : Büyülenme.

Was captivated : Gönlü çelindi. Büyülendi. Cezp edildi.

Captive market : Tutsak piyasa. Kıtlık, ikame mallarının olmaması veya yüksek fiyatlı olması, rekabetin olmaması gibi nedenlere bağlı olarak olası alıcıların belli bir firmadan mal satın almak zorunda kaldıkları piyasa. potential customers who are constrained to purchase a good or service from a particular supplier because of (1) shortages, (2) competitors' high prices, (3) lack of competition, (4) unique feature or benefit of the item, or (5) the seller owning the buying entity.

 

Captive : Tutsak edilmiş. Kısıtlanmış. Emir. Esir düşmüş. Mahkum. Baskı altında. Kapatılmış. Tutsak. Mahpus. Esir.

Captivating : Dilber. Büyüleme. Çekici. Büyüleyici.

Captivators : Büyüleyen kimse. Cezbeden veya büyüleyen kimse.

Captive product : Tutsak mal. Zorunlu olarak birlikte tüketilmesi gereken tamamlayıcı mallar.

İngilizce Captivate Türkçe anlamı, Captivate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Captivate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Trance : Hipnoz hali. Kendinden geçme. Vecit hali. İstiğrak. Vecit. Esrime. Trans. Dalınç. Kendinden geçme hali.

Hold : El koymak. Düzenlemek. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Muhafaza etmek. Devam etmek. İyi çekim. Tıkamak. Karara bağlamak. Sahip olmak.

Enchant : Çıldırtmak. Afsunlamak. Büyü yapmak. Hayran etmek. Aklını başından almak. Hayran bırakmak. Büyü. Zevk vermek. Mest etmek.

Bedazzle : Şaşırtmak. Büyülemek (argo terim). Göz kamaştırmak. Gözünü kamaştırmak.

Bedazzled : Gözü kamaşmış. Şaşırtmak. Serseme dönmüş. Büyülenmiş. Afallamış. Şaşırmış. Göz kamaştırmak.

Allure : Çekici. Aklını başından almak. Albeni. Aklını başından almak (argo terim). Aklını çelmek. Baştan çıkarmak. Cazibe. Ayartmak.

Enthral : Etkilemek. Tüm dikkatleri üzerine toplamak. Bağlamak. Dikkatleri toplamak.

Allude : Müracaat etmek. Kaydetmek. Dokundurmak. Ayartmak. Hatırlatmak. Kinaye etmek. Üstü kapalı söylemek. Esaslanmak. Anmak. Anıştırmak.

 

Captivate synonyms : attracts, captivates, enamor, fascinate, enamour, enthrall, enslave, baited, abide, abides, entrance, ensorcels, absorbs, carry, work, enchain, accite, bedazzles, charm, arrest, enslaves, enslaving, abided, becharm, prepossess, allured, catch, enchains, bewitches, abrook, abidden, capture, bait.

Captivate zıt anlamlı kelimeler, Captivate kelime anlamı

Repel : Geçirmemek. Püskürtmek. Geri püskürtmek (düşmanı). İtici gelmek. Kovmak. Geri çevirmek. Geri püskürtmek. İtelemek. Tiksindirmek. İğrendirmek.

Captivate ingilizce tanımı, definition of Captivate

Captivate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To capture. To subdue. To take prisoner. Taken prisoner. Insnared. Made captive. Charmed.