Sterilizers türkçesi Sterilizers nedir

Sterilizers ingilizcede ne demek, Sterilizers nerede nasıl kullanılır?

Sterilizer oven : Sterilizasyon fırını. Sterilizatör.

Dry heat sterilizer : Sterilizatör. Kuru ısı sterilizatörü. Kuru sıcaklık sterilize edici. Kuru hava sterilizatörü.

Sterilizer : Otoklav (sterilizasyonda kullanılan). Buğuhane. Sterilizasyon aleti. Sterilize aleti. Mayın zaman tertibatı. Çeşitli maddelerle, alet ve malzemeleri steril duruma getirmek için kullanılan ve kuru havayla çalışan cihaz, sterilizasyon fırını, kuru hava sterilizatörü, pasteur fırını. Sterilize edici. Sterilizatör.

Sterilize : Hadım etmek. Mikropsuzlaştırmak. Mikroplardan arındırmak. Sterilizasyon yapmak. Kısırlaştırmak. Sterilize et. Sterilize etmek. Verimsizleştirmek.

Sterilized : Steril edilmiş. Steril. Sterilize. Mikropsuz. Sterilize edilmiş.

Sterilized foreign exchange intervention : Bir ülkede döviz kurunu dengelemek için yapılan müdahale sonucu para sunumunda ortaya çıkan değişimin neden olacağı enflasyonist veya deflastyonist etkileri dengelemek amacıyla merkez bankasının para sunumuna müdahale ederek eski düzeyine getirmesi. Arındırılmış döviz müdahalesi.

Sterilizes : Sterilizasyon yapmak. Sterilize etmek. Sterilize et. Mikropsuzlaştırmak. Kısırlaştırmak. Verimsizleştirmek. Hadım etmek. Mikroplardan arındırmak.

 

Sterilizations : Arınıklaştırım. Verimsizleştirme. Sterilizasyon. Mikropsuzlaştırma. Sterilize etme. Kısırlaştırma. Mikroplardan arındırma.

Unsterilized : Saflaştırılmamış. Arındırılmamış. Temizlenmemiş. (amerikan ingilizcesi) steril edilmemiş. Dezenfekte edilmemiş (unsterilised olarak da yazılır).

Parasitic sterilization : Kimi parazitlerin büyüklükleri nedeniyle oluşturdukları mekanik etki veya salgıladıkları kimyasal maddeler nedeniyle konaklarında kısırlığa neden olması, paraziter kastrasyon. Paraziter kısırlık.

İngilizce Sterilizers Türkçe anlamı, Sterilizers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sterilizers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pressure cooker : Düdüklü tencere.

Steriliser : Mayın zaman tertibatı. Sterilize edici. Otoklav (sterilizasyonda kullanılan). Buğuhane. Sterilizasyon aleti.

Vessel : Damar. Gemi. Tonajı ve adı ne olursa olsun denizlerde ve iç sularda su ürünleri araştırmasında, istihsalinde, naklinde, işlenmesinde kullanılan kayık, sandal, yelkenli, şat, sal, mavna gibi vasıtalarla buharlı veya motorlu bilumum yüzer araçlar. İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı ve gelişmiş duvarları bulunan kanallar. böceklerin kanatlarında bulunan trakea sisteminin ince uzantıları. 3.bitki yapraklarındaki iletim sisteminin uzantıları.

Pasteur oven : Pasteur fırını.

Sterilise : Hadım etmek. Verimsizleştirmek. Sterilize et. Mikropsuzlaştırmak. Sterilize etmek. Kısırlaştırmak. Mikroplardan arındırmak. Sterilizasyon yapmak.

Sterilizer : Sterilize edici. Çeşitli maddelerle, alet ve malzemeleri steril duruma getirmek için kullanılan ve kuru havayla çalışan cihaz, sterilizasyon fırını, kuru hava sterilizatörü, pasteur fırını. Mayın zaman tertibatı. Otoklav (sterilizasyonda kullanılan). Buğuhane. Sterilizasyon aleti. Sterilize aleti.

 

Dry heat sterilizer : Kuru hava sterilizatörü. Kuru sıcaklık sterilize edici. Kuru ısı sterilizatörü.

Digester : Sindireç. Pişirme kazanı. Sindiren. İçinde maddelerin yumuşatıldığı veya parçalara ayrıldığı alet. Çürütücü. Sindirime yardımcı olan madde. Hazmettirici madde. Dijestör. Sindirici. Besini hazmeden.

Autoclave : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sterilizasyon için kullanılan, basıncı ve/veya sıcaklığı ayarlanabilen yüksek basınç ve sıcaklığa dayanıklı alet. Çoğunlukla 1 atmosfer basınç altında 121 ºc sıcaklık elde edilerek buharla laboratuvar ve hastane nesnelerinin sterilizasyonunu sağlayan alet. Otoklav. Sterilizasyon için kullanılan, sıcaklık ve basınca dayalı sıkı kapaklı çelik alet. Basınçlı kap.

Autoclaves : Otoklav.

Sterilizers synonyms : sterilizer oven, disinfect.

Sterilizers zıt anlamlı kelimeler, Sterilizers kelime anlamı

Infect : Bulaştırmak. Geçirmek. Bulaşmak. Aşılamak. Bulaşmak (hastalık vb). Enfekt. Enfekte etmek. (hastalık) bulaştırmak. Bozmak.

Fertile : Doğurgan. Mümbit. Artağan. Yumurta ve sperma oluşturma, yavru meydana getirme yeteneğinde olma, fertil. Ongun. Gelişme yeteneği olan. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Fertil. Üreme yeteneği normal sınırlar içinde olan. Verimli.