Subpar türkçesi Subpar nedir

  • Vasatın altı.
  • Ortalamanın altı.

Subpar ingilizcede ne demek, Subpar nerede nasıl kullanılır?

Subparagraph : Alt paragraf. Bent.

Subparagraphs : Bent. Alt paragraf.

Subpartnership : Şirket ortaklarından birinin üçüncü bir kişi ile kar bazlı ortak olması. Alt ortaklık.

Subparts : Alt bölüm.

Subpapular : Subpapülar. Hafif papüllü.

Subpleural : Plevral zarın altında olan.

Subpena : Mahkeme çağırmak.

Subplots : Altplan.

Subpeduncular : Sappedünkül.

Subpenaing : Mahkeme çağırmak.

İngilizce Subpar Türkçe anlamı, Subpar eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Subpar ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beet sugar : Şekerpancarı sebzesinden elde edilen şeker. Sakaroz. Pancar şekeri.

Lump sugar : Küp şeker. Kesmeşeker.

Corn sugar : Mısır şekeri. Mısır nişastasından yapılan şeker.

Sweetening : İticiliğini azaltma. Tatlandırıcı. Tatlı yapan madde (yiyeceği veya içeceği). Tatlı yapma. Tatlılaştırma. Daha hoş yapma. Daha çekici yapma. Tatlandırma.

Cane sugar : Şekerkamışından elde edilen şeker. Şekerkamışından yapılan şeker. Şekerkamışı. Şeker kamışı şekeri. Şekerkamışı şekeri. Kamış şekeri.

Refined sugar : Arıtılmış şeker. Rafine şeker.

Sweetener : Tatlandırıcı. Tatlı yapan madde (yiyeceği veya içeceği). Avanta. Şeker yerine kullanılan tat verici madde. Sakarin. Tatlılaştırıcı. Rüşvet. Sözleşmeyi daha cazip hale getirmek için eklenen herhangi bir madde.

 

Meal : Yemek. Un gibi. Öğün. Öğün yemeği. Sofra. Yağlı tohumların veya meyvelerin hidrolik pres, devamlı pres, solvent özütleme yöntemi gibi usullerle yağı alındıktan sonra geriye kalan proteince zengin ürün. Elenmemiş kaba un. Küspe. Yemek vakti. Kaba un.

Repast : Yemek zamanı. Öğün. Taam. Yemek.

Sugarloaf : Kesmeşeker.

Subpar synonyms : passover supper, caramelized sugar, loaf sugar, seder, sugar loaf, brown sugar, caramel, granulated sugar.

Subpar zıt anlamlı kelimeler, Subpar kelime anlamı

Inferior : Aşağı derecede olan kimse. Alt, alt taraf. Bayağı. İkinci derecede. Ast olan kimse. Aşağı derecede olan şey. İnferiyor. Alt. Alt veya aşağı anlamında.

Sour : Somurtmak. Ekşi. Bozulmak. Surat asmak. Zehir olmak. Hayatı zehir olmak. Süt kesilmek. Mayhoş. Huysuzlaşmak. Bozmak.