Subscriber türkçesi Subscriber nedir

  • Bağışta bulunan kimse.
  • Yardımsever.
  • Bağışçı.
  • İmzalayan.
  • Abone (dergi veya gazete veya telefon için).
  • Katılımcı.
  • Katkıda bulunan.
  • Abone.
  • Bağış yapmayı vadeden kimse.
  • Peşin para ile belirli bir süre için bir nesnenin alıcısı olma işlemi.
  • Teberru yapan kimse.
  • Bağış yapan kimse.
  • Onaylayan.
  • Parasını önceden ödeyerek karşısındakinin yapacağı bir işten belirli bir süre için yararlanan, belirgin koşulla belirli bir süre için alıcı olan. bir gazete, bir dergi ya da bölüntülü basılan herhangi bir yayına belirli bir süre için alıcı olarak bağlanan.
  • Keseneli.
  • Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Kesene.

Subscriber ile ilgili cümleler

English: How many subscribers does this magazine have?
Turkish: Bu derginin kaç abonesi var?

English: You've earned yourself a subscriber!
Turkish: Kendinize bir abone kazandınız!

English: We dreamed of five thousand subscribers but instead succeeded with a mere tenth of this number.
Turkish: Biz beş bin üye hayalini kurduk ama bunu yerine bu sayının sadece onda birini başardık.

Subscriber ingilizcede ne demek, Subscriber nerede nasıl kullanılır?

Subscriber line : Telefon hattı. Abone hattı.

Subscriber loop : Abone döngüsü.

Subscriber options : Sürdürümcü seçenekleri.

Subscriber serving exchange : Abone santralı.

 

Subscriber trunk dialling : Abone trank arama.

Calling subscriber : Arayan abone.

Edit subscriber object : Sürdürümcü nesnesi düzenle.

Telephone subscriber : Telefon abonesi.

Digital subscriber line : Sayısal abone hattı. Sıradan telefon hatları kullanarak saniyede 6.1 mega bayta kadar veri aktarımı sağlayan dijital telefon teknolojisi (telekomünikasyon). Dijital abone hattı.

Service subscribers : Ulusal kesit araştırmalarında olanaklı evren dizelgesi olarak kullanılan ve kamu yararlıklarından sürekli olarak yararlananları içeren yazımlar. Yararlık yazımlıları.

İngilizce Subscriber Türkçe anlamı, Subscriber eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Subscriber ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Friendly : Dostane. Sıcakkanlı. Dostluk maçı. Dostça. Sıcak. Cana yakın. İyi niyetli. Dost. Sokulgan.

Accommodating : Yerleştirerek. Yardımcı. İyiliksever. Uysal. Değişmeye hazır. Mezhebi geniş. Uygun. Yerleştirme. Yumuşak başlı.

Donator : Veren kimse. Bağışlayan. Hibede bulunan. Bağışta bulunan. Bağış sahibi. Bağışlayan kimse. Bağışcı.

Cardholders : Üye. Kart sahibi. Kartvizitlik. Bir karta (kredi karı gibi) sahip olan kimse. Kart yuvası. Kartlık.

Participative : Paylaşımcı. Katılmalı. Müşterek.

Contributor : Katkıda bulunan kimse. Makale gönderen kimse. Katkıcı. İştirakçi. Yazar. Yazı yazan kimse (gazete veya dergi vb'ne). Yardımcı. Yardım yapan kimse.

Cardholder : Kartlık. Kart yuvası. Kart sahibi. Bir karta (kredi karı gibi) sahip olan kimse. Kartvizitlik. Üye.

Bestower : Bağışlayan. Hediye eden.

Approving : Kabul. Resmi olarak onaylama eylemi. Onama. Onaylayıcı. Onaylanıyor.

 

Participating : Katılma. Kar paylı. Katılan. İştirak eden. Pay alan.

Subscriber synonyms : participant, benefactor, benefactors, donees, contributing, presenter, participators, corroborative, checked by, confirming, conferrer, beneficent, subscription, party, approved by, benefactresses, grantors, gracious, affirmant, donators, accommodative, donor, certifier, authenticators, chivalrous, donee, benevolent, friendliest, actor, signatories, granter, participants, discussants.

Subscriber ingilizce tanımı, definition of Subscriber

Subscriber kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who subscribes. One who contributes to an undertaking by subscribing.