Subsurface türkçesi Subsurface nedir

Subsurface ingilizcede ne demek, Subsurface nerede nasıl kullanılır?

Subsurface geology : Yeraltı çalışmalarından ve yerfiziği araştırmalarından elde edilmiş bilgilere dayanan yerbilim. Yeraltı yerbilimi.

Subsurfaces : Yüzeyaltı. Yeraltı.

İngilizce Subsurface Türkçe anlamı, Subsurface eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Subsurface ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Basements : Taban. Bodrum kat. Oturtmalık. Zemin kat. Bodrum. Bodrum katı.

Subterraneous : Toprak altındaki. Gizli.

Submarine : Denizaltı gemi. Denizaltında yetişen. Su altında seyredebilen taşıt. Denizin altında olan. Denizaltı ile ilgili. Denizaltı ile saldırmak. Denizdibi. Denizaltında olan. Denizaltı.

Undersoil : Alttoprak. Alt toprak. Toprakaltı. Satıh altı toprağı.

Undergrounds : Yeraltı dünyası. Gizli örgüt. Yeraltı geçidi. Yeni akım (sanat). Metropoliten. Metro. Toprakaltı. Toprak altı. Alt geçit.

Clandestine resistance : Gizli. Yeraltı direnişi.

Basement : Bir yapının, yol düzeyinin altında kalan katı. Bodrum katı. Ziri zemin. Bodrum kat. Esas. Özül. Zemin kat. Temel. Yeraltı katı. Oturtmalık.

Underwater : Su altında olan. Su altındaki. Su altı. Denizaltı. Sualtındaki. Sualtında. Su altında kullanılan. Sualtı. Su altında.

 

Underground : Yer altı. Yeraltı geçidi. Toprakaltı. Gizli. Kimi kez yer üstünden de gitmekle birlikte, genellikle yer altından giden ve büyük kentlerin kent içindeki ve yakın çevresindeki toplu taşıma gereksinmesini etkinlikle karşılayan, kentsel ulaşım dizgesi. Yeraltı dünyası. Metro. Toprak altı.

Subsurface synonyms : belowground, subsurfaces, submerged, subterranean, subterrestrial, submersed, undersea, hypogeum.

Subsurface zıt anlamlı kelimeler, Subsurface kelime anlamı

Overhead : Yukarıya. Kafasının üstünde. Ek yük. Destek işlem. Genel masraflar. Genel. Tepeden. Asma. Üstten.

Surface : Yüzeye çıkarmak (denizaltı). Yüzölçümü. Dış görünüş. Bir cismin, uzunluk birimi üstikisi ila ölçülen yüzeyi. Meydana çıkmak. Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Yol vb'yi sert bir madde ile kaplamak. Yüzey. Suyun yüzüne çıkmak (balık veya denizaltı). Kanat (uçak).