Takla nedir, Takla ne demek

  • Elleri yere koyduktan sonra ayakları kaldırıp vücudu üstten aşırtarak öne veya arkaya yapılmış olan dönme hareketi
  • Otomobil, kamyon vb. devrilip yuvarlanma.
  • Uçak, güvercin vb.nin uzunlamasına veya yanlamasına dönme hareketi.

Yerel Türkçe anlamı:

Karga, tilki, tavşan ve benzeri hayvanların tarlaya girmemesi için direk üstüne yapılmış, su ile dönen ve bir yere vurarak ses çıkaran araç, fırıldak.

Güreş terimi olarak anlamı:

Köprüye gelmiş güreşçinin dikeye kalkarak kurtulmaya çalışırken yaptığı hareket.

Fransızca'da Takla ne demek?:

culbute

Takla kısaca anlamı, tanımı:

Takla atmak : Takla hareketini yapmak. çok sevinmek. bir kimseye yaranmak için onun hoşuna giden davranışlarda bulunmak, dalkavukluk etmek. kaza sonucu taşıtlar devrilip yuvarlanmak.

Takla attırmak : Takla hareketini yaptırmak. bir şeyi dilediği gibi beceriyle kullanabilmek. birine istediği her şeyi yaptırmak.

Takla böcekleri : Takla böceği türlerini içine alan kın kanatlılar familyası.

Tepetakla : Başı aşağı gelecek biçimde, tepetaklak.

Yıldırım takla : Başı yere değdirmeden tek omuz üzerinde, tek elle apansız atılan takla.

Takla böceği : Kın kanatlılardan, sırtüstü çevrildiğinde göğsündeki özel bir organın yardımıyla takla atarak düzgün durma yeteneğinde olan ve tel kurdu denilen kurtçukları dolayısıyla önem taşıyan böcek (Agriotes lineatus).

 

Taklacı : Taklacı güvercin. Dalavereci.

Taklacı güvercin : Uçarken taklalar atan bir tür güvercin, taklacı.

On paraya on takla atmak : Az bir miktar kazanabilmek için bile onursuzca bir sürü şey yapmak.

Takım taklavat : Erkeğin cinsel organları. Araç gereçlerin bütünü.

Ayak : Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Halk edebiyatında uyak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bacak. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Vücudun belden aşağı bölümü. Basamak. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu.

Dönme : Biçimi değişmeyen bir şeklin ekseni çevresindeki hareketi. Dönmek işi. Başka bir dindeyken Müslüman olan, mühtedi. Ameliyatla cinsiyet değiştiren kimse.

Hareket : Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Devinim. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Davranış, tutum. Yola çıkma. Deprem.

 

Otomobil : Motorlu, dört tekerlekli kara taşıtı.

Kamyon : Bu taşıtın taşıyabildiği miktarda olan. Motorlu büyük yük taşıtı.

Yuvarlanma : Yuvarlanmak işi.

Uçak : Kanatlarının altındaki havanın yaptığı basınç yardımıyla yükselip ilerleyebilen motorlu hava taşıtı, tayyare.

Takla içinde takla : Hem dalış, hem de havada takla gösterilerinde yapılan bir numara: art arda takla atarak dalış yapma ya da atlama.

Takla kılmak : Takla atmak.

Takla : Vücudun, yerde ya da bir araçta, enine ekseni çevresinde yumularak öne-arkaya yuvarlanması.

Taklabaz : Türk seyirlik oyunlarında çeşitli taklalar atarak beceri gösteren sanatçı. (Körm. O.):Takla atarak hüner gösteren oyuncu.

Taklaböceği : Sırt üstü çevrildiği zaman, göğüslerindeki özel aygıtın yardımıyla takla atarak düzgün durabilme yeteneğinde olup, "telkurdu" dediğimiz ve tarım bitkilerinin başlıca zararlılarından biri saydığımız kurtçukları dolayısıyle önem taşıyan böceklere örnek tür; demirciböceği.

Taklaböcekleri : Taklaböceği türlerini içine alan kınkanatlılar familyası. Erginleri balözü, çiçek tozu, filiz yiyerek, özellikle ekin, sebze ve süs bitkilerinde ağır yitiklere yol açarlar. a. bk. telkurdu.

Taklacılık : Dalaverecilik.

Taklak : Dişisi kaybolmuş ya da yumurtaya yatmış erkek keklik. Araba geçe geçe çamuru kurumuş yol. Tokat. Dişisi yumurtaya yatan ya da kaybolmuş keklik. Sivas kenti, Suşehri ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Taklaka : Tokat.

Taklalı atlama : Atlama araçları üzerinden takla atarak aşma.

Takla ile ilgili Cümleler

  • Ali bir takla attı.
  • Yanlamasına takla attığımı görmek ister misin?
  • Otomobil takla attı.
  • Ali takla attı.

Diğer dillerde Takla anlamı nedir?

İngilizce'de Takla ne demek? : n. somersault, tumble, flip flap, flip-flop, loop

Fransızca'da Takla : culbute [la], saut périlleux

Almanca'da Takla : n. Kobolz, Purzelbaum, Überschlag

Rusça'da Takla : n. кувырок (M)