Tamara türkçesi Tamara nedir

  • Kadın ismi.
  • Bir bayan ismi.

Tamara ile ilgili cümleler

English: Once capsized, a catamaran is impossible to right without help.
Turkish: Bir defa devrildiğinde katamaranın yardım almadan doğrulması olanaksızdır.

Tamara ingilizcede ne demek, Tamara nerede nasıl kullanılır?

Tamarack : Amerikan çamı. Şimal çamı. Amerika çamı. Minnesota eyaletinde şehir. Lariks ağacı. Karaçam. Amerikan melez çamı.

Tamaracks : Lariks ağacı. Karaçam. Şimal çamı. Amerikan melez çamı. Minnesota eyaletinde şehir. Amerika çamı. Amerikan çamı.

Catamaran : Hırçın kadın. Çift kızaklı yelkenli. Katamaran. Kavgacı kadın. Kütüklerden yapılmış sal. Cadaloz. İki paralel kütükten yapılmış sal veya çift tekneli kayık.

Catamarans : Kavgacı kadın. Katamaran. Hırçın kadın. İki paralel kütükten yapılmış sal veya çift tekneli kayık. Cadaloz. Kütüklerden yapılmış sal. Çift kızaklı yelkenli.

Tamar : Bir soyadı (ibranice). Bir bayan ismi.

Tamarind : Hint hurması. Demirhindi.

Tamagotchi : Bir evcil hayvana benzeyen ve doyrulması ve ilgilenilmesi gereken elektronik oyuncak (bandai şirketinin ticari markası). Elektronik evcil hayvan.

Tamarisk : Ilgın. Ilgın ağacı.

Silky tamarin : Pembe maymun. Maymunlar (primates) takımının, ipek tüylü maymungiller (callithrichidae) familyasından, 27 cm kadar uzunlukta, 34 cm kadar sarılmaya elverişli olmayan bir kuyrukları olan, başının çevresinde uzun pembe tüyler bulunan, brezilya' da yaşayan bir tür. tamarin.

 

Tamable : Ehlileşir. Evcilleştirilebilen. Ehlileştirilebilir. Evcilleştirilebilir. Evcilleşir.

İngilizce Tamara Türkçe anlamı, Tamara eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tamara ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Kathleen : Florida'da bir kent. Georgia'da bir kent. Georgia'da bir kasaba (abd). Bir soyadı. Florida'da bir kasaba (abd).

Andrea : Bir erkek veya kadın adı.

Alicia : Bir kadın adı (alice'nin bir biçimi).

Viewfinder : Kadraj. Vizör. Bulucu dürbün. Alıcıya bağlı ya da alıcıdan ayrı olarak kullanılan, belirli bir merceğe göre görünçlüğün nasıl göründüğünü anlamaya yarayan, değişir odaklı bir mercek dizgesi. tv. televizyon alıcısında yer alan ve alıcı yönetmeninin görünçlüğü, alıcı merceğinin kapsadığı biçimde görmesini sağlayan mercek dizgesi. (sinema alıcılarının optik yapıdaki bakacına karşılık televizyon alıcılarının bakaçları elektronik yapıdadır ve gerçekte ufak bir almaç ya da bir denetliktir). Bakaç. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Lauren : Bir soyadı. Bir erkek ismi. Bir kadın ismi.

Aperture : Açıklık. Gedik. Kartlar üzerinde açılan ve içerisine mikrofilm parçası geçirilen delik. Açık. Irakgörür fotoğraf makinesi gibi optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği deliğin çapı. Delik. Göz. Boşluk. Işık düzengeci açıklığı. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan, pencereyi belirleyen dikdörtgen delik.

 

Mosaic : Musa peygambere ait. Televizyon kamerasında ışığa duyarlı levha. Mozaik. Virüslerin yol açtığı yaprakların üzerinde benek şeklinde lekelerin oluştuğu bir bitki hastalığı.

Alexandra : Bir kadın adı.

Tamara synonyms : photographic camera, flash camera, television pickup tube, point and shoot camera, optical lens, video equipment, box kodak, portrait camera, tv camera, television camera tube, photographic equipment, polaroid land camera, box camera, lauretta, katherine, finder, katerina, camera lens, kirsten, amber, lena, television camera, karen, latifah, shutter, view finder, abigail, cartridge, stop, leah, magazine, candid camera, amyss.