Tavı nedir, Tavı ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Tavuk.
Teknik terim anlamı:
Tava.
Tavı ile ilgili Cümleler
- Ben gençken onun küstah bir tavırı vardı.
- Onun tavırları bir beyefendinin tavırları değil.
- Tom'un tavır sorunu var.
- Bilgin değilim. Onun için yazılarımda da bilgince tavır takınmaktan çekinirim.
- İnsanlar seni hiç züppe tavırlı olmakla suçlar mı?
- Şu tavırlarını göstermesen olmaz mı?
- Senin umursamaz tavırların yüzünden sıkıntılı günler bizi bekliyor.
- Bana kibarca/sıcak bir tavırla yolu tarif etti.
- Çok ilkeli bir tavır sergilemiş!
- Bir tavır almak zorundasınız.
- Bana karşı saldırgan bir tavır takındı.
- Uzun hoca bu son sözünde pişman oldu. Demir tavında dövülür ama bu demir o demir mi?
Tavı ile ilgili Atasözü veya Deyim
(birine) tavır almak (veya takınmak veya koymak) : mesafeli davranmak, uzak durmak.
demir tavında dövülür : her iş zamanında ve uygun durumda yapılır anlamında kullanılan bir söz.
(işi) tavına getirmek : işi en uygun duruma getirmek.
tavı kaçmak (veya geçmek) : uygun zamandan yararlanamamak.
tavını bulmak : iş ve benzerleri için en uygun şartları yakalamak.
tavır almak (veya takınmak) : belli bir durum veya davranış biçimini benimsemek, vaziyet almak.
Tavı kısaca anlamı, tanımı
Darı tavı : Nisan ayının ikinci yarısında, darı ekimi için toprağın tava gelmesi
Eten tavı : Arpa, buğday ve benzerleri şeylerin son ekilme zamanı.
Gerilim eşitleme tavı : Talaş alma işlemini kolaylaştırmak amacıyla, nikel ve nikel alaşımlarına, 300 C'da uygulanan bir gerilim giderme işlemi.
Gömme tavı : Kışın ekilen ekin.
Hayhay tavı : Ocak ayında nemli, ekime elverişli zaman. Olmak üzereyken, tam zamanında: Az kalsın yuvarlanıyordu; hayhay tavında kurtardım.
Horalay tavı : Mısır ekilecek zaman.
Paçalı tavık : Üstüne başına bakmayan, pasaklı.
Tav tavıgat : Huy, tabiat.
Tav tavılmak : Hız, güç azalmak, bitmek.
Tavı kaçmak : Toprak, nemi azalıp ekime elverişsiz duruma gelmek.
Tavıcık : Küçük yağ tavası.
Tavıh : Tavuk. Tavuk, bk. tovuh.
Tavık : Tavuk.
Tavıkgarağısı : Karanlıkta görememe hastalığı.
Tavıkgötü : Kesilen dalların yerinde oluşan ortası çukur, çevresi saçaklı yer.
Tavırlandırmah : Büyütmek.
Tavırlı : Tavrı olan.
Tavısamak : Isısını, gücünü kaybetmek.
Tavış : Ateş, sıcaklık: Yüreğimin tavışı söndi. Hafif ses.
Tavıştı : 1.Ayak sesi : Tavıştından senin geldiğini ağnadım. [Bakınız: tavuş]. Ses, hafif gürültü, tıkırtı.
Tavıtlu mektup : Taahhütlü mektup.
Toplumsal tavır : Toplumsal eğilimi, özelliği, amacı ve sınıfsal niteliği gösteren tavır. Bu terim epik tiyatronun estetik kavramlarından biridir; Brecht tarafından önerilmiş ve benimsenmiştir.
Vay vay tavı : Bir işin yapılması için en uygun zaman.
Tavır : Durum, vaziyet, hâl. Kişiden beklenen davranış biçimi. Bir olay, bir durum karşısında kişinin takındığı davranış.
Diğer dillerde Tavanteknesi anlamı nedir?
İngilizce'de Tavanteknesi ne demek ? : lacunar

Bu kısımda Tavı nedir? Tavı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tavı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tavı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.