Temporized türkçesi Temporized nedir

  • Oyalamak.
  • Uygun zamanı kollamak.
  • Zamana uymak.
  • Zamana uydurulmuş.
  • Ayak uydurmak.

Temporized ingilizcede ne demek, Temporized nerede nasıl kullanılır?

Extemporized : Doğaçlama yapılmış. Hazırlıksız söylenmiş. Hazırlıksız yapmak. Doğaçtan söylemek. İrticalen söylenmiş. Uyduruvermek.

Temporize : Ayak uydurmak. Karar vermeyerek zaman kazanmaya çalışmak. (zaman kazanmak için) konuyu veya süreci uzatmak. Savsaklamak. Zamana uymak. Uygun zamanı kollamak. (zaman kazanmak için) temposunu ayarlamak veya yavaşlatmak. Oyalamak.

Temporizer : Fırsatçı. Uygun zamanı kollayan kimse. Zamana uyan kimse.

Temporizers : Uygun zamanı kollayan kimse. Zamana uyan kimse. Fırsatçı.

Temporizes : Ayak uydurmak. Zamana uymak. Savsaklamak. Uygun zamanı kollamak. (zaman kazanmak için) konuyu veya süreci uzatmak. (zaman kazanmak için) temposunu ayarlamak veya yavaşlatmak. Oyalamak. Karar vermeyerek zaman kazanmaya çalışmak.

Temporise : (zaman kazanmak için) temposunu ayarlamak veya yavaşlatmak. Uygun zamanı kollamak. (zaman kazanmak için) konuyu veya süreci uzatmak. Oyalamak. Karar vermeyerek zaman kazanmaya çalışmak. Savsaklamak. Zamana uymak. Ayak uydurmak.

Extemporizer : Doğaçtan yapan kimse. Hazırlıksız söyleyen kimse.

Temporization : Zamanlama. Erteleme. Zamana uyma. Kaçınma. Uzlaşma. Uygun zamanı kollama.

 

Extemporization : Doğaçlama. Planlama veya hazırlık yapılmaksızın icra edilen gösteri. İrticalen söylenmiş şiir veya çalınan müzik parçası. İrticalen şiir söyleme veya çalma. Ani olarak tertipleme. O anda uydurma.

Temporisation : Kaçınma. Uygun zamanı kollama. Zamana uyma. Erteleme. Zamanlama. Uzlaşma.

İngilizce Temporized Türkçe anlamı, Temporized eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Temporized ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Draw out : Konuşturmak. Ana hatlarıyla çıkarmak. Görevlendirmek. Hesabından para çekmek. İstasyondan çıkmak. Yerleştirmek. Yaymak. Uzatmak. Çıkarmak. Uzamak.

Diverted : Dağıtmak. Ayırmak. Çevrilen. Yönlendirmek. Eğlendirmek. Başka yöne çekmek. Bir köşeye koymak. Çevirmek. Çevrilmiş.

Keep up with the times : Modaya uymak. Çağa uydurmak. Birinin yaşadığı günlere ve çağa ayak uydurmak. Çağa ayak uydurmak. Çağa ayak uymak. Çağdaş olmak. Çağın gerisinde kalmamak. Zamana ayak uydurmak. Çağa uymak.

Attuning : Akort etmek. Alıştırmak. Akort etme.

Humour : Gülünçlük. Huy. Huyuna gitmek. Mizah. Gönlünü yapmak. Güldürü. Eğlendirmek. Suyuna gitmek. Alttan almak.

Humor : Espri anlayışı. Espri. Güldürü. Salgı. Huyuna suyuna gitmek. Eğlendirmek. Keyif. Bkz.humour. Ruh hali.

Humoring : Huyuna suyuna gitmek. Mizah. Alttan almak. Huyuna gitmek. Suyuna gitmek. Memnun etmek. Eğlendirmek. Hoşuna gitmek. Kaprisine boyun eğmek.

Keep pace : Aynı hızda yürümek. Aynı düzeyde ilerlemek.

Divert : Dağıtmak. Saptırmak. Dikkatini dağıtmak. Yönlendirmek. Eğlendirmek. Bir köşeye koymak. Çevirmek. Avundurmak. Avutmak. -in dikkatini başka yöne çekmek.

 

Attune : Uyumlamak. Uydurmak. Alıştırmak. Uyum sağlamak. Akort etmek.

Temporized synonyms : embroiders, protract, temporizes, temporize, detains, amuse, accommodate oneself to, delayer, temporise, amuses, distract attention, embroider, detain, humouring, adapt oneself to, entertain, entertains, go with the tide, humours, temporiser, fall in step with, entertained, delay, diverts, delays, attunes, gain time, humoured, humors, fall into step with, prolong, humored, extend.