Temporizer türkçesi Temporizer nedir

  • Uygun zamanı kollayan kimse.
  • Zamana uyan kimse.
  • Fırsatçı.

Temporizer ingilizcede ne demek, Temporizer nerede nasıl kullanılır?

Temporizers : Fırsatçı. Zamana uyan kimse. Uygun zamanı kollayan kimse.

Extemporizer : Doğaçtan yapan kimse. Hazırlıksız söyleyen kimse.

Temporize : Ayak uydurmak. Karar vermeyerek zaman kazanmaya çalışmak. (zaman kazanmak için) temposunu ayarlamak veya yavaşlatmak. (zaman kazanmak için) konuyu veya süreci uzatmak. Savsaklamak. Zamana uymak. Uygun zamanı kollamak. Oyalamak.

Temporized : Oyalamak. Zamana uydurulmuş. Uygun zamanı kollamak. Ayak uydurmak. Zamana uymak.

Temporizes : Ayak uydurmak. Karar vermeyerek zaman kazanmaya çalışmak. Uygun zamanı kollamak. Oyalamak. Savsaklamak. (zaman kazanmak için) temposunu ayarlamak veya yavaşlatmak. (zaman kazanmak için) konuyu veya süreci uzatmak. Zamana uymak.

Temporise : Zamana uymak. Karar vermeyerek zaman kazanmaya çalışmak. Uygun zamanı kollamak. (zaman kazanmak için) konuyu veya süreci uzatmak. Ayak uydurmak. Savsaklamak. (zaman kazanmak için) temposunu ayarlamak veya yavaşlatmak. Oyalamak.

Temporizing : Zamana uyan. Uygun zamanı kollayan. Zamana ayak uyduran. Fırsatçı. Uyku sersemliği.

Temporisation : Uygun zamanı kollama. Zamana uyma. Uzlaşma. Erteleme. Kaçınma. Zamanlama.

 

Temporization : Zamana uyma. Uygun zamanı kollama. Zamanlama. Kaçınma. Erteleme. Uzlaşma.

Contemporize : Eşzamanlı olmak. Bir kişiyi veya bir şeyi başka biri veya başka bir şey ile aynı döneme yerleştirmek. Aktüel yapmak. Çağdaşlaştırmak. Modernleştirmek. Olayları birlikte gerçekleşmeleri için ayarlamak veya sunmak (ayrıca contemporise).

İngilizce Temporizer Türkçe anlamı, Temporizer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Temporizer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Temporizing : Uygun zamanı kollayan. Zamana uyan. Zamana ayak uyduran. Uyku sersemliği.

Carpetbagger : Maceracı politikacı. İç savaş'tan sonra bir çıkar elde etmek için güney'e seyahat eden kuzeyli. Maceracı. Oportünist.

Profiteers : Vurgun vurmak. Rantçı. Vurguncu. Vurgunculuk yapmak. Vurguncu kişi. Voliyi vurmak. Fırsatçılık yapmak.

Timeserver : Zamane adam. Zamane. Zamanın adamı.

Profiteered : Vurgunculuk yapmak. Vurguncu. Voliyi vurmak. Rantçı. Vurgun vurmak. Vurguncu kişi. Fırsatçılık yapmak.

Carpetbaggers : Maceracı. Oportünist. Maceracı politikacı. İç savaş'tan sonra bir çıkar elde etmek için güney'e seyahat eden kuzeyli.

Profiteer : Vurgunculuk yapmak. Haksız yere çok kazanç sağlamak. Fırsatçılık yapmak. Vurguncu. Vurgun vurmak. Rantçı. Voliyi vurmak. Vurguncu kişi.

Chancer : (ingiliz ingilizcesi) şansını deneyen veya bir çok risk alan kimse. Her fırsatta avantaj kazanan kimse.

Temporizer synonyms : temporizers, temporiser, pushers, chancering, opportunists, pusher, oppurtunist, delayer, opportunist.

Temporizer ingilizce tanımı, definition of Temporizer

Temporizer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who temporizes. A trimmer. One who yields to the time, or complies with the prevailing opinions, fashions, or occasions.