Terrible türkçesi Terrible nedir

Terrible ile ilgili cümleler

English: A terrible fate awaited him.
Turkish: Onu kötü bir kader bekliyordu.

English: A terrible accident happened in his absence.
Turkish: Yokluğunda korkunç bir kaza oldu.

English: "I have a terrible tooth-ache." "You'd better see a dentist at once."
Turkish: "Korkunç bir diş ağrım var" "Hemen bir dişçiye gitsen iyi olur"

English: A terrible battle took place at Kasserine in western Tunisia.
Turkish: Batı Tunus'ta Kasserine'de korkunç bir savaş gerçekleşti.

English: "You don't like alcohol?" "No, I like drinking, I just have terrible tolerance."
Turkish: "Sen alkolden hoşlanmıyor musun?" "Hayır, içki içmeyi severim. Sadece alkole karşı korkunç bir dayanıklılığım var."

Terrible ingilizcede ne demek, Terrible nerede nasıl kullanılır?

Terrible carnage : Büyük kıyım. Korkunç katliam. Toplu katliam.

Terrible injustice : Adaletin tamamen boşa çıkması. Korkunç haksızlık. Korkunç şekilde yanlış yapılan şeyler.

Terrible ordeal : Acı çekme. Büyük ızdırap. Korkunç işkence. Eziyet. İşkence. Korkunç sorgulama. Korkunç çile.

Terrible sight : Korkunç manzara. Korkutucu görüntü. Görülmesi korkunç şey. Berbat görüntü.

 

Terrible thing : Berbat şey. Gerçekten kötü şey. Korkunç şey.

Terrier : Küçük av köpeği. Emlak kaydı. Teriyer. Gönüllü asker. Terye. Terriyer. Teriye. Göbelez.

Terriblering : Ölüm halkası. Yukardan asılmış bir halkanın içinden geçerek trapezi yakalama numarası.

Terribily : Berbat bir şekilde.

Enfant terrible : Yaramaz çocuk. (fransızca'dan) korkutucu derecede uygun olmayan veya çirkin yorum ve davranışlarla çevresinde olan insanları utandıran veya şoka uğratan kimse (genellikle çocuklar veya genç başarılı bireyler hakkında).

Terricolous : Yeryüzünde yaşayan.

İngilizce Terrible Türkçe anlamı, Terrible eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Terrible ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Calamitous : Felaket getiren. Felaket. Belalı. Vahim. Felaketli.

Horrific : Aşırı. Dehşete düşüren. Ürkünç.

Dreadful : Korkutucu. Ürkütücü. Ürkünç. Dehşetli. İğrenç. Heybetli.

Abysmal : Hudutsuz. Çok derin. Dipsiz. Sonsuz. Koyu. Kesif. Derin.

Crappies : Boktan. Güney abd'de bulunan tatlısu balığı türü (ayrıca croppie). Bir tür güneş balığı. Bombok. Crappie.

Daunting : Ürkütücü. İç karartıcı. Göz korkutucu. Üzücü.

Extremely : Yoğun olarak. Aşırı miktarda. Fazlasıyla. Aşırı. Yoğun ölçüde. Aşırı derecede. Son derece. Aşırı boyutta.

Above : Üst. Yukarıda. Fazla. Artık. Yukarı. Yukarıdaki. Bir şeyin üstünde.

Unspeakable : Tarif edilemeyecek kadar korkunç. Tarifsiz. Söylenemez. Ağza alınmaz. İfade edilemez. Kelimelerle anlatılmaz. Sözle anlatılmaz.

Badly : Berbat bir şekilde. Fena bir şekilde. Fena. Kötü bir şekilde. Şiddetle. Kötüce. Fena halde. Kötü.

 

Terrible synonyms : bloody, imposing, a great number of, tragic, cataclysmic, affluents, dreaded, abundant, diabolical, fearsome, awful, disastrous, desperate, grewsome, cruel, grievous, catastrophic, direful, almighty, awed, horrendous, black guard, grislier, terribles, a world of, ghastliest, affluent, beneath contempt, abominable, a good deal, bloodcurdling, dreadfuls, appaling.

Terrible zıt anlamlı kelimeler, Terrible kelime anlamı

Unalarming : Panik yaratmayan. Endişe verici olmayan. Alarma sebep olmayan.

Good : Yararlı. Çok. Sağlığa yararlı. İyilik. Hayır. Menfaat. Emin. Çıkar. Doğruluk. Dolu dolu.

Terrible ingilizce tanımı, definition of Terrible

Terrible kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Dreadful. Formidable. Adapted or likely to excite terror, awe, or dread.