Extremely türkçesi Extremely nedir
- Yoğun ölçüde.
- Aşırı.
- Feci.
- Had safhada.
- Yoğun olarak.
- Fazlasıyla.
- Gayetle.
- Çok.
- Aşırı miktarda.
- Ziyadesiyle.
- Son derece.
- Aşırı derecede.
- Aşırı boyutta.
Extremely ile ilgili cümleler
English: Ali has been extremely cooperative.
Turkish: Ali son derece işbirlikçiydi.
English: 4219 is an extremely unlucky number.
Turkish: 4219 son derece şanssız bir sayıdır.
English: Ali felt extremely guilty.
Turkish: Ali kendini son derece suçlu hissetti.
English: Ali and Mary both look extremely happy.
Turkish: Ali ve Mary'nin ikisi de son derece mutlu görünüyor.
English: Ali can be extremely dangerous.
Turkish: Ali son derece tehlikeli olabilir.
Extremely ingilizcede ne demek, Extremely nerede nasıl kullanılır?
Extremely disconnected set : Aşırı bağlantısız küme.
Extremely high frequency : Çok yüksek frekanslı. Aşırı yüksek frekans. Son derece yüksek frekans. Çok yüksek frekans.
Extremely low frequency : Çok alçak frekans. Elektrikli aletlerden alçak frekans elektromanyetik radyasyon emisyonu. Aşırı alçak frekans.
Extremely low on memory : Bellekteki boş yer çok az.
Extremely rare : Son derece nadir.
Extreme aperture : Alıcı ışık düzengecinin en son açılma noktası; yaklaşık olarak, açıklıkla aynıdır. En son açıklık. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Extreme long shot : Çok uzak çekim. Bir yerin kule, tepe, uçak, vb. yüksek noktalardan ve çok uzaktan alınmış çekimi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Uzak çekim.
Extremely white : Bembeyaz.
Extreme case : Aşırı durum. Tipik olmayan bir örnek. Olağanüstü bir örnek. Uç örnek.
Extreme limit : Azami vade.
İngilizce Extremely Türkçe anlamı, Extremely eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Extremely ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Intensively : Yoğun. Yoğun bir biçimde. Aşırı bir şekilde. Yoğun bir şekilde. Yoğun şekilde.
Terrible : Sunturlu. Berbat. Dehşet verici. Çok kötü. Müthiş. Rezil. Korkunç.
Eminently : Müthiş. Pek.
Largely : Avuç avuç. Çoğunlukla. Genelde. Genellikle. Büyük bir ölçüde. Bolca. Başlıca.
Super : Denetmen. Fazla. Süper. Kaliteli şey. Super. Fazlalık. İlave. Birinci sınıf mal. Polis şefi. Figüran.
Intensely : Şiddetli biçimde. Yoğun bir şekilde. Güçlü. Yoğun biçimde. Kuvvetle. Yoğun şekilde. Şiddetle.
Beyond all reason : Mantıksız.
Heartily : Gayretle. Cesaretle. Candan. İstekle. İyi niyetle. İçtenlikle. Fazla.
Beyond measure : Hadsiz hesapsız. Hadden aşırı. Çok fazla. Ölçüsüz. Sayılamayacak kadar çok. Sonsuz. Haddinden fazla.
Disastrous : Felaket getiren. Felaketin doğasına ait. Talihsiz. Korkunç.
Extremely synonyms : a world of, disproportionates, direful, confoundedly, tragical, cloying, cataclysmal, fantastically, amply, exorbitant, grievous, catastrophically, astronomic, a whale of, tragic, above and beyond, direst, abysmal, gigantically, abundantly, breakneck, deeply, ever so much, a raft of, acuter, by far, astronomical, heavily, critically, abounding, brutishly, highly, awfully.
Extremely ingilizce tanımı, definition of Extremely
Extremely kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To the utmost point. In the utmost degree. In an extreme manner or state. Exceedingly. As, extremely hot or cold.

Bu kısımda Extremely kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Extremely ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Extremely anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Extremely ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.