Extremely rare türkçesi Extremely rare nedir

  • Son derece nadir.

Extremely rare ile ilgili cümleler

English: The asteroids capable of causing a global disaster if they hit the Earth are extremely rare.
Turkish: Eğer Dünyaya çarparlarsa küresel felakete sebep olabilecek asteroidler son derece nadirdir.

English: Perfect diamonds are extremely rare jewels.
Turkish: Mükemmel elmaslar oldukça nadir mücevherlerdir.

English: It's extremely rare.
Turkish: Bu son derece nadir.

English: Fatalities are extremely rare.
Turkish: Ölümler son derece nadirdir.

Extremely rare ingilizcede ne demek, Extremely rare nerede nasıl kullanılır?

Extremely : Yoğun ölçüde. Aşırı derecede. Feci. Aşırı. Aşırı miktarda. Fazlasıyla. Had safhada. Ziyadesiyle. Gayetle. Son derece.

Rare : Türüne az rastlanan. Türüne nadir rastlanan. Az pişmiş. Kanlı (et). Ender. Nadir. Olağanüstü. Seyrek. Azrak. Bulunmaz.

Extremely disconnected set : Aşırı bağlantısız küme.

Extremely high frequency : Son derece yüksek frekans. Çok yüksek frekanslı. Aşırı yüksek frekans. Çok yüksek frekans.

Extremely low frequency : Aşırı alçak frekans. Çok alçak frekans. Elektrikli aletlerden alçak frekans elektromanyetik radyasyon emisyonu.

Extremely low on memory : Bellekteki boş yer çok az.