The city türkçesi The city nedir

  • Londra'nın merkezi konumundaki finans ve ticaret bölgesi.
  • Londra'nın iş merkezi.
  • Londra'nın iş ve bankacılık merkezi.
  • Londranın iş merkezi.

The city ile ilgili cümleler

English: Ali is suing the city for 3 million dollars.
Turkish: Ali üç milyon dolara şehri dava ediyor.

English: Ali doesn't get out of the city much.
Turkish: Ali çok şehir dışına çıkmaz.

English: A river separates the city into east and west.
Turkish: Bir nehir şehri doğuya ve batıya ayırır.

English: Ali didn't like living in the city and moved back to the farm where he grew up.
Turkish: Ali şehirde yaşamayı sevmiyordu ve büyüdüğü çiftliğe geri taşındı.

English: "You will never guess who I met in the city today!" "Maria?" "What? How do you know that?"
Turkish: "Bugün şehirde kiminle karşılaştığımı asla tahmin edemeyeceksin." "Maria mı?" "Ne? Bunu nasıl biliyorsun?"

The city ingilizcede ne demek, The city nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

City : Şehir. Büyük yerleşim yeri. Kent yönetimi. Katedrali olan büyük yerleşim yeri. Tarım dışı etkinliklere, özellikle işleyim ve hizmet etkinliklerine dayalı, 10.000 den daha kalabalık nüfuslu yerleşme yeri. Şehir halkı. Megapol. İngiltere'de. Belde. Sürekli toplumsal gelişme içinde bulunan ve toplumun, yerleşme, barınma, gidişgeliş, çalışma, dinlenme, eğlenme gibi gereksinmelerinin karşılandığı, pek az kimsenin tarımsal uğraşılarda bulunduğu, köylere bakarak nüfus yönünden daha yoğun olan ve küçük komşuluk birimlerinden oluşan yerleşme birimi.

 

The city and its environs : Şehir ve varoşları. Şehir ve banliyöleri. Şehir ve çevresi. Şehir ve civarı. Şehir ve onu çevreleyen alan.

The city fell : Şehir düştü. Şehir düşmanlar tarafından fethedildi.

Abutting the city : Şehir sınırında olan. Şehir ile bitişik olan. Şehrin yanında olan.

Approach the city : Şehre yaklaşmak.

Environs of the city : Şehri çevreleyen bölge. Şehrin etrafı. Şehrin dolayları. Şehrin civarı.