Theater building türkçesi Theater building nedir

  • Tiyatro alanında kullanılır.
  • Oyunu gerçekleştirmek için yeterli sahne tekniği olan bir oyun yeri ile seyirciler için bölümlü yerleri içine alan yapı.
  • Tiyatro yapısı.
  • Tiyatro binası.

Theater building ingilizcede ne demek, Theater building nerede nasıl kullanılır?

Theater : Sinema. Tiyatro. Sinema salonu. Bkz.theatre. Amfiteatr. Sinema (amerikan ingilizcesi). Meydan. Sahne. Ameliyathane. Oyunevi.

Building : Dikili. Duvarlar ya da sütunlar üstüne oturtulmuş bir çatısı bulunan, insanların, hayvanların ve malların barınması ya da başka gereksinmeleri karşılamaları amacıyla yapılmış; bir yapıtasarcılık ürünü. Bir yapının yapılması eylemi. İnşa. Yapım. İnşa etme. Yapma. Yapı. Apartman. İnşaat.

Theater company : Tiyatro grubu.

Theater curtain : Perde.

Theater festival : Tiyatro festivali. Oyunlar müsabakası. Drama festivali.

Theater film : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gerçek yaşamdan alınma ya da oyunluk yazarının düşgücüyle yarattığı bir konuyu öykü biçiminde sunan film. Öykülü film.

İngilizce Theater building Türkçe anlamı, Theater building eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Theater building ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Active hero : Oyunun gelişmesini sağlayan ve öbür kişilerin hareketlerine etkisi olan baş oyun kişisi. Oyunu yürüten, öbür karakterlerin hareketlerine etki yapan baş oyuncu. Etken kahraman.

 

Playhouse : Oyun binası. Oyun evi. Tiyatro. Küçük ev (çocukların içinde oynadıkları). Çocuk evi.

Absurd theatre : İnsanın yaşama, doğaya olan uyumsuzluğunu, doğadan kopmuşluğunu sezdirici bir yolla xx. yüzyıl ortasında yeni bir öz ve biçimle veren tiyatro türü. aristocu anlamda usla bağdaşmaz bir öz ve biçim kullanır. örn. samuel beckett ve eugene lonesco'nun ilk oyunları. (us-dışı tiyatro). Absürt tiyatro.

Alley theme : Sonucu kimseyi doyurmayan ve çözüm yolu inandırıcı olmayan oyun konusu. Çıkmaz konu. Çözüm yolu olmayan, sonucu kimseyi doyurmayan oyun konusu.

Act drop : Sahneyi seyircilerden ayıran büyük tiyatro perdesi. Bölüm perdesi. Çerçeve sahneli tiyatroda, bir bölümün başladığını ya da bittiğini belirten perde. genellikle bu sahnenin kumaş perdesidir; ancak bu amaçla başka bir perde de kullanılabilir. örnek : (epik tiyatro'nun yarım perdesi gibi. Oyun perdesi. Önperde. Çerçeve sahneli tiyatroda oyun yerini seyircinin görüşüne açan ve kapayan, büyük perde.

Theatre building : Her türlü tiyatro gösterisinin yapılmasına elverişli sahne, sahne donanımı, seyir yeri olan ve seyircinin gereksinimlerini karşılayacak biçimde yapılmış yapı.

Abstractionism : Abstraksiyonizm. Soyutlama. Xx. yüzyılın başında çıkan ve sanatta konunun yalnız genel ve soyut biçimini hatırlatacak anlatış araçları kullanan öncü akım. (bk. saltçılık.). Sanatta soyut ifade etme teorisi. Soyutçuluk.

Acrobacy : Oyuncunun göz pekliğini ve gövdesel esnekliğini arttıran, aynı zamanda önemli sahnelerde hiç düşünmeden güç bir davranışı başarabilme yeterliğini sağlayan hareket. cambazlık. Akrobasi.

 

Analyze : Araştırmak. Psikanaliz tedavisi uygulamak. Tahlil etime, inceleme. İncelemek. Tahlil yapmak. Tahlil etmek. Analiz etmek. Çözümleme. Çözümlemek.

Acting style : Oyun alanı. Oyunun oynandığı yer, oyunun oynandığı düzeyin tümü.

Theater building synonyms : alto, playhouses, adaptability, abstract theatre, allegory, after piece, amateur theater, actor manager, acting manager.