Threatened türkçesi Threatened nedir
- Riske atılmış.
- Korkmuş.
- Gözü korkutulmuş.
- Tehdit edilmiş.
Threatened ile ilgili cümleler
English: A strange man threatened her with a knife.
Turkish: Garipı bir adam onu bir bıçakla tehdit etti.
English: Ali has threatened to kill me.
Turkish: Ali beni öldürmekle tehdit etti.
English: Ali knew Mary had threatened John.
Turkish: Ali Mary'nin John'u tehdit ettiğini biliyordu.
English: Ali followed Mary into the kitchen, picked up a knife and threatened her with it.
Turkish: Ali Mary'yi mutfağa kadar izledi, bir bıçak aldı ve onunla onu tehdit etti.
English: Ali grabbed the little boy and threatened to kill him.
Turkish: Ali küçük çocuğu yakaladı ve onu öldürmekle tehdit etti.
Threatened ingilizcede ne demek, Threatened nerede nasıl kullanılır?
Threatened abortion : Düşük tehdidi.
Threatened with a lawsuit : Dava açmakla tehdit etmiş. Eğer talepleri yerine getirilmezse dava açmakla korkutmuş.
Threatener : Gözünü korkutan kimse. Tehdit eden kimse.
Threateners : Gözünü korkutan kimse. Tehdit eden kimse.
Threaten : Gözünü korkutmak. Habercisi olmak. Tehdit etmek. Gözdağı vermek. Tehditte bulunmak. -e işaret etmek. Tehlike belirtisi olmak. Korkutmak.
Threat agent : Tehdit etmeni. Tehdit etkeni.
Threat monitoring : Tehdit gözleme. Tehdit gözetleme.
Threat and risk assessment : Tehdit ve risk değerlendirme.
Threateningly : Gözünü korkutan bir tarzda. Güvenli olmayan bir şekilde. Riskli bir şekilde. Tehditkar bir biçimde. Tehditkar bir şekilde.
Threatening letter : Tehdit mektubu.
İngilizce Threatened Türkçe anlamı, Threatened eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Threatened ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cowed : Korkutmak. Sindirmek. Korkutulmuş. Yıldırılmış. Zorla getirilmiş. Yıldırmak. Sindirilmiş. Sinik.
Jeopardized : Tehlikeye sokulmuş. Tehlikeye atılmış. Riskli durumda olan (ayrıca jeopardised). Tehlikeye girmiş. Tehlikeli durumda bırakılmış.
Jeopardised : Tehlikeye girmiş. Riskli durumda olan (ayrıca jeopardized). Tehlikeli durumda bırakılmış. Tehlikeye atılmış. Tehlikeye sokulmuş.
Ill with fear : Korkuya kapılmış.
Awed : Huşu içinde. Dehşet içinde. Korkunç. Berbat. Hayran kalmış. Dehşet gösteren. Korku veren.
Bullied : Zulmetmek. Korkutulmuş. Zorbalık etmek. Sindirilmiş. Zorlamak.
Afraid : Korkar.
Aghast : Çok korkmuş. Donakalmış. Ödü patlamış. Ödü patlamış (argo terim). Dehşet içinde. Şaşırmış.
Pavid : Korkudan tir tir titreyen.
Threatened synonyms : jeopardied, horrified, startled, awestricken, shied, browbeaten, vulnerable, awestruck, scared, intimidated, frit, afeared, frightened, shored, terrified.
Threatened zıt anlamlı kelimeler, Threatened kelime anlamı
Invulnerable : Yaralanamaz. Kurşun işlemez. Dayanıklı. Gayet sağlam. İncitilemez. Ele geçirilmez (yer). Yaralanmaz. Sağlam. Zarar görmekten veya yaralanmaktan tamamen korunmuş. Zarar görmez.

Bu kısımda Threatened kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Threatened ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Threatened anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Threatened ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.