Throw a spanner into the plans türkçesi Throw a spanner into the plans nedir

  • Planı berbat etmek.
  • Planı sabote etmek.
  • Planların içine ingiliz anahtarı (veya somun) atmak.

Throw a spanner into the plans ingilizcede ne demek, Throw a spanner into the plans nerede nasıl kullanılır?

Throw : Atış. Fırlatmak. Atma. Atmak. Uzaklık. Alıcının merceği ile konu arasındaki uzaklık. göstericinin merceği ile görüntülük arasındaki uzaklık. Dikey atım. Örtü. Çömlekçi çarkında çamura şekil verip bir eşya yapmak. Fırlatma.

A : Bir. (herhangi) bir. Amperin simgesi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Argonun simgesi. Atom ağırlığı. En yüksek not. Miktar belirtir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. La (müzik terimi).

Spanner : Somun anahtarı. Vida anahtarı. İki ağızlı anahtar. İngilizanahtarı. Altı köşeli anahtar. Anahtar. İngiliz anahtarı. İngiliz açkısı. Açık ağızlı anahtar. Çatal anahtar.

Into : İçeriye. Haline. -in içine. Şekline. -e. -a. E. İçine. Biçimine. Ye.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık.

Throw a game : (maçı veya müsabakayı) bilerek kaybetmek. Kasten yenilmek. Şike yapmak.

Throw a fit : Sinirlenmek. Çileden çıkmak. Tepesi atmak. Nöbeti tutmak. Çok öfkelenmek. Öfkelenmek. Çılgına dönmek. Kriz geçirmek. Aşırı sinirlenmek. Canı sıkılmak.

 

Plans : Plan yapmak. Planlamak. Tasarımlar. Planını çizmek. Planlar. Tasarlamak.

Throw a firebomb : Bir patlayıcı madde fırlatmak. Molotof kokteyli fırlatmak. Yangın bombası fırlatmak.

Throw a spanner in the works : Pişmiş aşa su katmak. Ortaya bir balgam atmak. Faaliyetin durmasına sebep olmak. İçine etmek. Çarkına etmek. İşi bozmak. Dişlileri durdurmak. Vitesleri durdurmak. Engellemek. İşlerin içine ingiliz anahratı atmak.