To the full extent türkçesi To the full extent nedir

  • Sonuna kadar.

To the full extent ingilizcede ne demek, To the full extent nerede nasıl kullanılır?

To : Göre. -e kadar. E doğru. Kala. Kadar. Ya. -e göre. İla. Ye. İle.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Full : Yıkayıp büzmek. Kalın. Yıkayıp çektirmek. Dolu. Öz. Doluluk. Tam. Dolu şey. Komple.

Extent : Kapsam. Uzunluk. Bir kavram, simge ya da davranışın uzanım alanı ya da oluşturucu öğelerinin tümü. bk. içlem. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Uzam. Mertebe. Özdeğin kapladığı yer büyüklüğü ya da bir şeyin nereye dek vardığı. bk. uzamsal özellik. Saha. Kaplam. Miktar.

To the full : Bütünüyle. Son haddine kadar. Tamamıyla. Dolana kadar. Tamamen. Tamamına. Tümüyle. Tam manasıyla. Baştan sona.

To the bearer : Hamiline. Hamiline kayıtlı olan. Taşıyana kayıtlı olan.

To the backbone : Tamamen. Tam anlamıyla. Adamakıllı. Her yoldan. Haza (arapça). Sapına kadar. Bütünüyle.

To the accompaniment of : Eşliğinde.

To the bad : İflasa doğru gitme. Açık verme. İçerde olma.

İngilizce To the full extent Türkçe anlamı, To the full extent eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak To the full extent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

To the last detail : En ince ayrıntısına kadar. Geniş kapsamlı bir şekilde. En son ayrıntısına kadar. Tamamiyle. Bütünüyle.

To the utmost : Son derece. Son dereceye kadar. Alabildiğine. Mümkün olduğunca. Azami derecede.

Until the roof caves in : Son ana kadar. Mümkün olan son noktaya kadar. Son dakikaya kadar. Dünya başına yıkılana kadar.

Up against the wall : Son nefesine kadar. Kanının son damlasına kadar. Var gücüyle.

To the bitter end : Son nefese kadar. Ölesiye. Ölünceye kadar. Acı sona kadar. Son aşamaya kadar. Kötü sona. Kanının son damlasına kadar. En sonuna kadar. Son noktaya kadar.

To the max : Limitine kadar. Bütünüyle. Olabildiğince. (argo) maksimuma kadar. Tamamen.

Till his dying day : Öldüğü güne kadar. Son nefesine kadar. Son ana kadar. Can verene kadar.

Until the end : Bitişe kadar. Son zamana kadar. Bitime kadar.

For keeps : Sonsuza kadar. Sonsuza dek. Sonsuza değin. Daima. Temelli. Temelli olarak. Her zaman için. İlelebet.

To the full extent synonyms : to the end, to the last, till the end, until the last moment, by the end of, all the way.