Tongs türkçesi Tongs nedir

Tongs ile ilgili cümleler

English: I burned my forefinger on fire tongs.
Turkish: Ateş maşasıyla işaret parmağımı yaktım.

English: Since the mid-20th century, the number of hutongs in Beijing has dropped dramatically as they are demolished to make way for new roads and buildings.
Turkish: 20. yüzyılın ortalarından beri Pekin'de su kuyusu sayısı önemli ölçüde düşmüş ve yeni yol ve binalar için bir yol yapmak için yıkılmışlardır.

English: Nearly all siheyuans had their main buildings and gates facing south for better lighting, so a majority of hutongs run from east to west.
Turkish: Neredeyse bütün siheuyanların ana binaları ve daha iyi aydınlatma için güneye bakan kapıları vardı.Bu yüzden hutongların bir çoğunluğu doğudan batıya doğru çalışırlar.

English: Please take the bread with the tongs.
Turkish: Lütfen ekmeği maşayla al.

English: I saw a video of a man who can fry chicken without using tongs.
Turkish: Maşa kullanmadan tavuk kızartabilen bir adamın videosunu izledim.

Tongs ingilizcede ne demek, Tongs nerede nasıl kullanılır?

A pair of tongs : Maşa.

Be at it hammer and tongs : Dövüşmek. Fena kapışmak.

Chain tongs : Zincirli kıskaç. Zincir boru anahtarı.

 

Clinker tongs : Cüruf kıskacı.

Coal tongs : Yanan kömürü tutmak için maşa. Kömür maşası. Ateş maşası.

Crucible tongs : Pota kıskacı. Pota maşası.

Pair of tongs : Maşa.

Lifting tongs : Kaldırma kıskacı. Vinç kıskacı.

Curling tongs : Saç maşası.

Pipe tongs : Boru kıskacı.

İngilizce Tongs Türkçe anlamı, Tongs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tongs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gripper : Çıtçıt. Tutucu. Yakalayıcı. Çıt çıt. Yakalayıcı robot.

Device : Hile. İstence. Araç. Oyun. Alıcıyı satış konusuna yaklaştıracak, onda ilgi uyandıracak nitelikteki sözler. Resim. Aparat. Aygıt. İstek. Nişan.

Coal tongs : Kömür maşası. Ateş maşası. Yanan kömürü tutmak için maşa.

Chelate : Metal iyonlarını bağlama yeteneği olan klorofil, sitokrom, hemoglobin, b12 vitamini gibi bir organik molekül ve heterosiklik bileşikler. Kıskacı olan (yengeç, pençe). Kıskaçlamak. Şelat. Kelat. Chelate (organik çemberlerden ve metalik iyonlardan oluşan) bileşiğine ait (kimya). Çelat.

Stooge : Acemi. Yamak. Alet olan kimse. Yardakçı. İşbirlikçi denek. Piyon veya maşa (alet olan kimse). Muhbir. İkiliden gülünç duruma düşeni. Şamar oğlanı.

Stooges : Alet olan kimse. Yardakçı. Piyon veya maşa (alet olan kimse). Şamaroğlanı. İkiliden gülünç duruma düşeni. Yamak. İşbirlikçi denek. Muhbir. Herif.

Nipper : Tıfıl. Çocuk (erkek). Atın ön dişi. Cımbız. Oğlan. Kesici. Sörfçülerin hayatını kurtaran genç cankurtaran. Küçük oğlan çocuk. (yengeçte vb) kıskaç. Erkek çocuk.

Grippers : Çıtçıt.

Claw : Cırmalamak (kedi vb). Tırmalamak. El atmak. Biyoloji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. El uzatmak. Pençe atmak. Sağım pençesi. Pençelemek. Eklem bacaklı hayvanlarda, birinci yürüme bacağının ucunda bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç biçimi bir yapı. Tırnaklamak.

 

Anatomical forceps : Anatomik pens.

Tongs synonyms : clamps, slice bar, bending claw, combination sleep coint, nail puller, pair of tongs, pincers, pleat, tong, ice tongs, forceps, chelas, barnacles, vice grip, bicycle fork, fire tongs, clip, tonging, tool, nippers, field synchronism, pinchcock, fire iron, string retainer, a pair of tongs, clamp, pince, chainette, chela, chelates, the stooges, pliers.

Tongs ingilizce tanımı, definition of Tongs

Tongs kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An instrument, usually of metal, consisting of two parts, or long shafts, jointed together at or near one end, or united by an elastic bow, used for handling things, especially hot coals or metals. Often called a pair of tongs.