Touch of türkçesi Touch of nedir

  • -ın bir zerresi.
  • -ın küçük bir miktarı.
  • -ın bir minik parçası.

Touch of ile ilgili cümleler

English: Ali has a touch of the flu.
Turkish: Ali hafif grip oldu.

English: I have a touch of a cold today.
Turkish: Bugün hafif bir soğuk algınlığım var.

English: How about adding a touch of pepper?
Turkish: Bir tutam biber eklemeye ne dersin?

English: He seems to have a touch of fever.
Turkish: Hafiften ateşi var gibi.

English: "I've a touch of a cold." "That's too bad."
Turkish: "Benim soğuk bir dokunuşum var." "Bu çok kötü."

Touch of ingilizcede ne demek, Touch of nerede nasıl kullanılır?

Touch : Tamamlayıcı ilave. Değmek. Bitişik olmak. Yetenek. Yetmek. Teğet geçmek. Dokunmak. Duygulandırmak. Az miktar.

Of : İle ilgili. Yüzünden. Li. Nin. -nin. Hakkında. -li. Karşı. -den. In.

Touch of the sun : Güneş yanığı. Güneş çarpması. Güneşe fazla maruz kalmaktan kaynaklanan hastalık ve halsizlik hissi.

Touch off : Neden olmak. Başlatmak. Ateşlemek. Patlatmak. Çıkarmak.

Touch a sore point : Bam teline basmak. Hassas bir noktaya temas etmek.

Touch a sore spot : Hassas bir konuya temas etmek. Damarına basmak. Bamteline basmak. Bam teline basmak. Kanayan yaraya parmak basmak. Hassas bir noktaya temas etmek.