Transgene türkçesi Transgene nedir

  • Transgen.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Bir bitki ya da hayvana sokulan ve başarılı bir şekilde döllere geçirilebilen klonlanmış gen.

Transgene ingilizcede ne demek, Transgene nerede nasıl kullanılır?

Transgenesis : Transgenez. Bir hayvanın genomu içine diğer bir hayvan veya türe ait gen veya genlerin girmesi.

Transgenic : Bir dna parçasının bir genomdan başka bir genoma deneysel aktarımıyla ilgili. rekombinant dna işlemlerinin bir sonucu olarak genomu içinde başka bir organizmanın genleriyle birleşmiş bir organizma. Transgenik. Transjenik. Rekombinant dna işlemlerinin bir sonucu olarak bir canlının genlerinin tümü veya bir kısmının deneysel olarak başka canlının embriyosunun genlerine aktarılmasıyla oluşturulan canlı. Gen aktarımlı. Aktarmagenli. İki farklı genomun iki dna segmentinin birleşmesi ile alakalı (tıp veya medikal terimi).

Transgalactooligosaccharide : Yemlerde katkı maddesi olarak kullanılan prebiyotik. Transgalaktooligosakkarit.

Transgress : Bozmak. Aşmak. Tecavüz etmek. Çiğnemek (yasa vb). İhlalde bulunmak. (sınırı) aşmak. İhlal etmek. Günah işlemek. Çiğnemek. Çiğnemek (emir vs.).

Transgressed : Günah işlemek. Aşmak. Karşı gelmek. Çiğnemek. Çiğnemek (yasa vb). Tecavüz etmek. Bozmak. İhlal etmek. Çiğnemek (emir vs.). İhlalde bulunmak.

 

Transgressor : İhlal eden. Çiğneyen. Suçlu. İhlalci. Günahkar.

Transgression to intellectual rights : Bir yapıttan izinsiz olarak çeşitli biçimlerde yararlanma. Düşünü haklarına saldırı.

Transgressors : Suçlu. İhlal eden. Günahkar. İhlalci.

Transgression of the mark : Markayı haksız yere kullanarak iyesine dokunca verme. Markaya elatma.

Transgressive : Suç işleyen. Suçlu. Suç oluşturan. Kötü. Saldırgan. Suç teşkil eden. Pis.

İngilizce Transgene Türkçe anlamı, Transgene eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Transgene ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Aardvark : Borudişli. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Karınca yiyen.

 

Acacia : Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Akasya sakızı. Arap zamkı. Salkım ağacı.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Cistron : Bir tek polipeptidi kotlayan genetik birim. Bir genin bildirilebilen en alt ünitesi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sistron.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Factor : Katsayı. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir olayın oluşumunu etkileyen değişkenlerden her biri. Kahya (isk.). Değişken. Kahya. Kalıtımsal özellik taşıyan gen. Hayvan beslemede, bir vitamin, mineral veya diğer bir besin maddesi veya besin maddesi olmayan, genellikle hayvanın büyümesi veya döl verimi üzerine etkili olan, tanımlanmış veya henüz tanımlanmamış bulunan madde. istatistiksel çalışmalarda, kategorik değişken ve nitel özelliğe sahip değişken, etmen. İstatistiksel çalışmalarda, kategorik ve nitel özelliğe sahip değişken. Öğe.

Transgene synonyms : abambulacral area, abacus bodies, abramis zone, gene, a site, abductor muscle, aardvarks, a chromosome, a cells.