Traumatize türkçesi Traumatize nedir

  • Travmaya neden olmak.
  • Sarsıntıya uğratmak.
  • Ani ve ağır fiziksel yaralanmaya sebep olmak (ayrıca traumatise).
  • Ağır sert ve kronik ruhsal ve duygusal gerilime sebep olmak.
  • Travma geçirmek.
  • Sarsıntıya uğramak.

Traumatize ile ilgili cümleler

English: Ali was so traumatized he could barely speak.
Turkish: Ali öyle travma geçirmiş ki güçlükle konuşuyordu.

English: This accident has psychologically traumatized him.
Turkish: Bu kaza onu psikolojik bir şekilde travmatize etti.

Traumatize ingilizcede ne demek, Traumatize nerede nasıl kullanılır?

Traumatized : Şok olan. Psikolojik travmaya bağlı olan (ayrıca traumatised). Ani ve ağır fiziksel yaralanmaya sebep olan. Travma geçirmiş. Şaşkına dönen. Sarsıntıya uğramış. Ağır sert ve kronik ruhsal ve duygusal gerilime sebep olan.

Traumatizes : Sarsıntıya uğramak. Ağır sert ve kronik ruhsal ve duygusal gerilime sebep olmak. Travma geçirmek. Sarsıntıya uğratmak. Ani ve ağır fiziksel yaralanmaya sebep olmak (ayrıca traumatise). Travmaya neden olmak.

Traumatization : Fiziksel ve veya veya duygusal hasara veya şoka sebep olma. Yaralanma. Ruhen sarsılma. Travmatizasyon. Travmaya neden olma.

Traumatizing : Ağır sert ve kronik ruhsal ve duygusal gerilime sebep olmak. Sarsıntıya uğramak. Travma geçirmek. Travmaya neden olmak. Sarsıntıya uğratmak. Ani ve ağır fiziksel yaralanmaya sebep olmak (ayrıca traumatise).

 

Traumatic : Derinden etkileyici. Travmatik. Bir yaradan meydana gelen. Sarsıcı. Yaradan ileri gelen. Örseleyici. Şok edici. Yaraya ait. Yaranın sebep olduğu.

Traumatic alopecia : Travmatik alopesi.

Traumatic dementia : Sarsıntı bunaması.

Traumatic pericarditis : Kalbin dış zarının travmatik nedenlerle yangısı. genellikle sığırlara özgü olup koyun ve keçilerde zaman zaman, diğer hayvan türlerinde ise ender olarak rastlanır. Travmatik perikarditis.

Traumatic emphysema : Yaralanma veya ameliyat sonrasında solunum ve sindirim yollarından veya dışarıdan gelen gazların derinin altındaki bağ doku aralıklarına sızmasıyla oluşan sınırlı ve yaygın yumuşak çıtırtılı şişkinlikler. Travmatik amfizem.

Traumatic neurosis : Travmatik nevroz.

İngilizce Traumatize Türkçe anlamı, Traumatize eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Traumatize ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wound : Kalbini kırmak. Yaralamak. Yara. Yaralanma. Bere. Sarılı (bobin). Vurmak. Cerh etmek. İncitmek.

Injure : Alınan malla ödenen karşılık arasında bir yana aşırı yarar sağlayacak büyük fark. Aşırı yarar. Halel getirmek. Zarar vermek (bir uzva). Yaralamak (bir uzvu). Yaralamak. Zedelemek (bir uzvu). Sakatlamak. Zarar vermek. Zedelemek.

Traumatise : Ani ve ağır fiziksel yaralanmaya sebep olmak (ayrıca traumatize).

Shock : Damar sisteminin kapasitesiyle dolaşım kanının hacmi arasındaki ilişkinin kan miktarı aleyhine bozulması sonucu oluşan, derinin solgunluğu, soğuk terleme, bilincin kaybolması, huzursuzluk, nabzın zayıf ve süratli olmasıyla belirgin, akut sistemik kanlanma yetersizliği, dolaşım kollapsı, dolaşım yetmezliği, kariyovasküler kollaps, asistolizm. Dehşete düşürmek. Çok şaşırtmak. Vuruş. Darbe. Elektroşok uygulamak. Elektrik şoku vermek. Kalbini kırmak. Sarsılmak.

Traumatize synonyms : traumatizes, traumatizing.